Radikal
- Nisan 26, 2008
Anlayana önemli mesajlar
HaÅŸim Kılıç: Laiklik, farklı din, inanç ya da inançsızlıkların birlikte yaÅŸamasının güvencesi. Gücü elde tutanlar, korkuları giderecek çözümü üretmeli. ‘İçinden düşün’ demek düşünce özgürlüğüne aykırı
RADİKAL - ANKARA - Anayasa Mahkemesi’nin 46. yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende konuÅŸan BaÅŸkan HaÅŸim Kılıç, önemli mesajlar verdi. AKP’nin laiklik karşıtı politikalarına karşı Anıtkabir’e yürümeyi öneren yargıçları eleÅŸtiren Kılıç, “Yargıç, kendisine Anayasa ve yasalarla verilmiÅŸ görevler dışında misyon üstlenemez” dedi. Kılıç, laikliÄŸin Türk toplumunun koruması ve güvencesinde olduÄŸunun altını da çizerek “Laiklik büyük bir barış projesidir” diye konuÅŸtu. Kılıç, Ergenekon soruÅŸturmasına da atıf yaptı ve “Hukuk dışı yollardan güç alarak rejimi ya da ülkeyi kurtarma giriÅŸimlerinin ülkenin batışını hızlandırmaktan baÅŸka iÅŸe yaramayacağı bilinmelidir” dedi. BaÅŸkan Kılıç, Anayasa Mahkemesi’ne Meclis’in üye seçmesi gerektiÄŸini de söyledi. Çağın gereklerine uygun yeni anayasa yapılmasını isteyen Kılıç AKP’ye ‘EndiÅŸeleri giderin’ mesajı da verdiÄŸi konuÅŸmasında özetle ÅŸunları söyledi:
MÜZAKERECİ ANAYASA: Değişen ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelere paralel olarak hızlı karar alınmasını ve icrasını olanaklı kılan bir anayasanın hazırlanması gerekir. Kuşkusuz bu anayasanın tüm görüşlerin ve kesitlerin katıldığı müzakereci bir ortamda hazırlanıp kabul edilmesi anayasanın toplumsal barışı sağlama iddiasını güçlendirecektir.
KARARLAR ELEÅžTİRİLEBİLİR: Anayasa Mahkemesi’ne intikal eden bazı davaların doÄŸası gereÄŸi siyasal nitelikli olmaları yoÄŸun tartışmaları da beraberinde getirmiÅŸtir. Mahkeme kararları elbette tartışılabilir ve eleÅŸtirilebilir. Ancak, anayasal yetki kullanılarak verilen kararların yerine getirilmemesi veya savsaklanması hukuk devletinde düşünülemez.
YARGI MUTLAK TARAFSIZ OLMALI: Yargı belirli bir dereceye kadar değil, mutlak anlamda tarafsız olmak zorundadır. Belirli bir noktadan sonra tarafsızlığını yitiren yargıç, o noktadan itibaren artık yargıç değildir. Çünkü tarafsızlığın olmadığı yerde adalet yoktur. Yargıç, kendisine anayasa ve yasalarla verilmiş görevler dışında misyon üstlenemez. Hukukun dışına çıkmakla korunabilecek bir sistem esasen korunmaya değer değildir. Adalet mülkün temelidir sözü bu anlamda sadece adliye saraylarına değil, her yargıcın vicdanına kazınmalıdır.
MEDYAYA ELEÅžTİRİ: Yargı kararlarının eleÅŸtirilmesi hakarete ve güven zedelemeye dönüştüğünde kurumsal ve toplumsal barışın bozulması kaçınılmazdır. Anayasa Mahkemesi’ne intikal etmiÅŸ davalarla ilgili olarak, gerek ulusal gerekse uluslararası çevrelerce mahkemeyi yönlendirme, etkileme ve baskı altında tutma giriÅŸimleri büyük bir üzüntü ile takip edilmektedir. Mahkeme üyelerinin verdikleri oylar gözetilerek basında hangi cumhurbaÅŸkanının kimi seçtiÄŸi ve nasıl oy kullandıkları biçimindeki kategorik deÄŸerlendirmeler, yargıçların kendilerini koruma içgüdülerini harekete geçirerek vicdani kanaatlerini saptırmaya yönelik ağır bir saldırı niteliÄŸindedir.
DANIŞTAY SALDIRISI ÖRNEĞİ: Mahkeme üyelerinin görüntülerinin her dakika televizyon ekranlarından gösterilmesi, haber ya da açık oturumlarda isim verilerek hedef haline getirilmesi yaşanmış elim olaylardan ders çıkarmayanları sorumluluktan kurtaramayacaktır. Haber vermekle yorum yapmayı birbirine karıştıran, bireyin değerlendirme hakkını elinden alarak onu şartlandıran ve insan onurunu hiçe sayan bir yayın anlayışının çağdaş dünyada örneği bulunmamaktadır.
HUKUK SON SIĞINAKTIR: Hukuk, keyfi yönetimlere karşı bireylerin son sığınağıdır. Hukuka ve onu uygulamakla görevli yargı organlarına güvenin azalması demokratik hukuk devletinde sonun başlangıcıdır. Bu kavramın aşındırılması, içinin boşaltılması ve en önemlisi kısır siyasi çekişmelerin aracı hâline getirilmesi, bir topluma yapılacak en büyük kötülüktür.
İKTİDARA UYARI: Özgürlüklere tehdit oluÅŸturması bakımından, bir kiÅŸinin sınırsız iktidarı ile çoÄŸunluÄŸun sınırsız iktidarı arasında fark yoktur. Lord Acton’un ifade ettiÄŸi gibi “İktidar yozlaÅŸtırır, mutlak iktidar mutlaka yozlaÅŸtırır.” İktidarın sınırlandırılması gerektiÄŸi fikri bu temel varsayımdan hareket etmektedir. Anayasa yargısının meÅŸruiyeti de hak ve özgürlükleri korumak için çoÄŸunluÄŸun iktidarını sınırlandırma iÅŸlevinden kaynaklanır.
MECLİS ÜYE SEÇMELİ: 1961 Anayasası bile Anayasa Mahkemesi üyelerinin üçte birinin yasama organı tarafından seçilmesini benimsemişken mevcut Anayasamız, dönemin şartlarına ve siyasal kurumlarına bir tepki olarak, parlamentonun üye seçmesine kapıları kapatmıştır. Gelinen noktada anayasa yargısı ile yasama organı ilişkilerindeki bu güvensizliğin ortadan kaldırılması için egemenlik yetkisi kullanan anayasa yargısının ulus iradesiyle bağlantısının kurulması gerekliliği açıktır.
İNSANCA YAŞAMA SAYGI: İnsan haklarının özü, insan onurunun bir değer olarak korunmasıdır. İnsan ya da insanlık onuru denilen değer, kişinin ancak insanca yaşama tarzının korunmasıyla olanaklıdır. İnsan onuruna saygı, insanın ne olacağına ve nasıl olacağına kendisinin karar vermesini gerektirir. İfade özgürlüğünün ve çoğulculuğun gönül birliğimizi ve bütünlüğümüzü pekiştireceği, çoklukta birliğin bizi güçlendireceği açıktır.
LAİKLİK TEMEL GÜVENCE: Dinin devlet yönetimi ve siyasetten arındırılarak özgün yapısı içinde korunması, farklı inanç ve dinlerin ya da inançsızlıkların bir arada yaÅŸamasının temel güvencesi olan laiklik bir büyük ‘barış projesi’ olarak Türk toplumunun koruması ve güvencesi altındadır. Bireyin siyasal yapının oluÅŸumuna özgürce ve eÅŸit olarak iÅŸtirak edemediÄŸi, bir azınlığın ya da çoÄŸunluÄŸun inançları nedeniyle siyasal katılımdan uzaklaÅŸtırıldığı yerde demokrasi olmayacağı gibi lâiklikten de söz edilemez. Özgürlükçü ve çoÄŸulcu demokrasi farklı olanı yani ‘öteki’ni kendi var oluÅŸunun teminatı olarak görmeyip onu yok edilmesi gereken bir ‘düşman’ olarak nitelediÄŸi müddetçe, çaÄŸdaÅŸ demokrasinin muhtaç olduÄŸu hoÅŸgörü ve çoÄŸulculuÄŸu saÄŸlamak mümkün deÄŸildir.
ERGENEKON ELEŞTİRİSİ: Hukuk dışı yollardan güç alarak rejimi ya da ülkeyi kurtarma girişimlerinin ülkenin batışını hızlandırmaktan başka işe yaramayacağı bilinmelidir. Evrensel kavramlara farklı anlamlar yükleyerek evrensel dilin ortadan kaldırılması çağdaş dünya ile bağlantımızı koparacaktır.
AKP’YE MESAJ: Güvensizlik kavgayı ve dayatmaları da beraberinde getirmektedir. Gücü elinde bulunduranlar karşı düşüncedekilerin güvensizliÄŸini ve korkularını ortadan kaldıracak çözümleri üretmediÄŸi sürece bu çatlak derinleÅŸecektir. Hissedilen korkular göz ardı edilemez. YaÅŸanan hayat tarzlarının ideoloji haline geldiÄŸi bir dünyada duyulan güvensizlik ve korkular acilen deÄŸerlendirilmeye alınmalıdır. Aksi halde, her ÅŸeyin rejim sorunu haline getirildiÄŸi ülkemizde birlikte yaÅŸama koÅŸulları daha da ağırlaÅŸacaktır. Åžu günlerde, uzlaÅŸmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız.
AYNI GEMİDEYİZ: Anayasal sorunlarımızı hukuk kuralları çerçevesinde diyalog ve uzlaşma yoluyla çözmek zorundayız. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü temelinde çözülemeyecek sorun yoktur. Unutmayalım ki tek bir Türkiye var. Kaptanından güvertedeki yolcularına kadar hepimiz aynı geminin içindeyiz.

You must be logged in to post a comment.