Aynı tezgahlar


Şemdinli Davası’yla Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a tezgah kurup Genelkurmay Başkanı olmasını önlemek isteyenler, aynı karalama kampanyasını İlker Başbuğ ile Ergin Saygun Paşa’ya da başlattı

 TÜRK Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) komuta kademesine yönelik iftira kampanyası, Türk halkından büyük tepki gördü. 1.5 ay sonra yapılacak Yüksek Askeri Şura’da (YAŞ) nöbeti devralacak komutanları hedef alan tezgah girişimi, akıllara 2 yıl önceki senaryoları getirdi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt göreve gelmeden önce Şemdinli olayıyla başlayan sistemli girişimler, Büyükanıt’ın, Başbakan Erdoğan ile Dolmabahçe’de yaptığı başbaşa görüşmeye kadar uzanmıştı. Aynı tezgahların şimdi de, birbiri ardına Org. Büyükanıt’ın koltuğuna oturacak komutanlara yönelmesi dikkat çekti. Terörle mücadeleden AB konusuna, Kıbrıs’tan Kerkük ve Irak’a kadar çeşitli politikalarda kararlı duruşlarıyla dikkat çeken Paşalara yönelik bu senaryoların, tarikat bağlantılı basın yayın organlarıyla gündeme getirilmesi, perde arkasındaki çevreleri de deşifre etti.

İftiralarla yıpratma çabası

YAŞ öncesi her dönem gündeme getirilen iftiralar, özellikle Org. Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı görevini devralmaya hazırlandığı dönemde doruk noktasına çıkmıştı. İki yıl önce tezgahlar, Org. Büyükanıt’ın dedesinin mezarının İsrail’de olduğu bilgisiyle başladı. Bu bilgiden hareketle Org. Büyükanıt’ın Yahudi olduğu iftirası gündeme getirildi. Oysa, Org. Büyükanıt’ın dedesi bir Osmanlı zabiti olarak İngilizler’e karşı savaşırken, orada şehit düşmüştü.

Akla hayale gelmeyecek tezgahların mimarı olan çevreler daha sonra Şemdinli olayıyla ortaya çıktı. Org. Büyükanıt’ın, olayda adı geçen bir astsubay için söylediği sözler arasından cımbızlanan “Tanırım, iyi çocuktur” ifadeleri üzerinden senaryolar yazıldı. Yaşar Paşa, önce yargıyı etkilemekle itham edildi, ardından 7. Kolordu Komutanlığı döneminde ‘suç işlemek için örgüt kurmak’la itham edildi. Oysa o dönem Org. Büyükanıt, terörle mücadeleye karşı en şiddetli operasyonları koordine ediyordu.

İftiralar, terör örgütü PKK üyeliği yüzünden hapse mahkum edilen bir işadamının iftiralarına dayanarak gündeme getirilen iddialarla sürdü. Tüm bu senaryolar başarısız olunca, Org. Büyükanıt’ın atandığı gün bu kez binlerce kişinin cep telefonuna, aynı merkezden çıktığı belirlenen mesajlar gönderildi.Hatta, Başbakan Erdoğan ile Büyükanıt arasında Dolmabahçe’de yapılan başbaşa görüşmenin bile, Org. Büyükanıt’ın eşiyle ilişkilendirilmeye çalışılması, şer odaklarının niyetlerini gözler önüne serdi.

Yine aynı oyunlar

Benzer bir tezgah için son dönemde yeniden düğmeye basılması dikkat çekti. Bu kez hedefte, TSK’nın zirvesinde nöbeti devralacak komutanlar var. İlk hedef, ağustos ayında “Genelkurmay Başkanlığı” bayrağını teslim alacak olan Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ seçildi. Kudüs’teki Ağlama Duvarı önünde çekilen hatıra fotoğrafının bazı basın yayın kuruluşlarına servis edilmesi, “Yine aynı tezgah” yorumlarını beraberinde getirdi. Vakit Gazetesi’nde yayımlanan fotoğraftan bir gün sonra bu kez de Taraf Gazetesi’nin bir senaryoyla ortaya çıkması dikkat çekti. Org. Başbuğ’un, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Alifeyyaz Paksüt ile yaptığı görüşmelerin, sanki “gizli ve amaçlı buluşmalar”mış gibi yansıtılması niyeti ortaya koydu. İftiraya hem Paksüt, hem de kurum olarak Genelkurmay Başkanlığı sert tepki gösterdi.

Amaçları açıkça belli

Tezgah sahipleri Org. Başbuğ’un yanı sıra, ağustos ayında Kara Kuvvetleri Komutanı olması beklenen ve teamüllere göre de iki yıl sonra Genelkurmay Başkanı seçilmesi öngörülen Jandarma Genel Komutanı Org. Işık Koşaner’i de hedef seçti. Malum çevreler, andıçları bahane ederek iftiralara yöneldi.

Bu yıl 1. Ordu Komutanı, Org. Koşaner’den sonra da Kara Kuvvetleri Komutanı olması öngörülen, Genelkurmay Başkanlığı yolu açık olan Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Ergin Saygun’a yönelik senaryo da yıpratma tezgahının bir parçası olarak kayıtlarda yerini aldı. Çeşitli sağlık raporları bahane edilerek Org. Saygun’a yönelik haberler de, tepkileri beraberinde getirdi

Neden hedef seçiyorlar?

Hedef seçilen tüm komutanların, TSK’nın zirvesinde nöbeti devralacak isimlerden oluşması dikkat çekti. Her biri yıllardır TSK komuta kademesinde görev alan komutanların özellikle hassas konulardaki duruşları ön plana çıkıyor. PKK’ya en ağır darbeleri indiren isimler olan bu komutanlar, irticai faaliyetlere geçit vermemeleriyle Türk halkının haklı takdirini kazandı. Atatürk’ün muasır medeniyet hedefini vurgulamakla birlikte AB’ye verilen tavizler karşısındaki duruşları dikkat çeken komutanlar, Kıbrıs ve özellikle de Irak için çarpıcı uyarıları sık sık tekrarladı.

TSK’nın ulus devlet ve üniter yapı hassasiyetlerini dile getiren komutanların, “Kerkük’e dikkat” diyerek bazı çevrelerin hesaplarını açığa çıkarmalarının da hedef haline getirilmelerinde başlıca faktör olduğu vurgulanıyor. Irak’ın kuzeyindeki gruplardan tarikatlara, Türkiye üzerinde çeşitle senaryolar üzeren ülkelerden içerideki uzantılarına kadar çeşitli kesimlerin tezgahlarla yıpratmaya çalıştıkları komutanlara, Türk halkının desteği dikkat çekiyor.
——————————————————————————–

Hakkı KURBAN



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.