Zaman
- AÄŸustos 18, 2008
Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin kayıp Fatiha Tefsiri bulundu
AraÅŸtırmacı ve edebiyat tarihçilerinin varlığından bahsettiÄŸi Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin iki kayıp eseri bulundu. Fatiha Tefsiri ve Kırk Hadis’i British Museum Library’de tespit edip kitaplaÅŸtıran Yard. Doç. Hüseyin Özcan, eserlerin tasavvuf dünyası için büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.Â
Â
Baha Said, M.Fuat Köprülü ve Abdulbaki Gölpınarlı gibi ünlü edebiyat tarihçisi ve yazarların Hacı BektaÅŸ-ı Veli’ye ait olduÄŸunu bildirdiÄŸi iki önemli eser gün yüzüne çıktı. Bugüne kadar nerede olduÄŸu bilinmeyen ‘Fatiha Tefsiri’ ve ‘Kırk Hadis’in orijinal metinleri Londra’daki British Museum Library’de bulundu. ‘Fatiha Tefsiri’ kitaplaÅŸtırılırken, ‘Kırk Hadis’ için de hazırlıklar sürüyor. Alevilik ve Bektâşilik konusundaki çalışmalarıyla tanınan Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Hüseyin Özcan, İngiltere’de kayıp eserlerin izine rastladı. Fatiha Tefsiri’nin burada son yaprağı eksik nüshasını tespit eden Özcan, daha sonra Süleymaniye Kütüphanesi’nde de baÅŸka bir nüshaya ulaÅŸarak karşılaÅŸtırma yoluyla metni oluÅŸturdu. İki eserin hemen hemen aynı olduÄŸuna dikkat çeken Özcan ÅŸu bilgileri verdi: “Esad CoÅŸan ve BektaÅŸi dedelerinden Bedri Noyan, Fatiha Tefsiri’nin Tire Kütüphanesi’nde bulunduÄŸunu söylüyordu. Orada çıkmadı. British Museum Library’de ‘Makalat’ adlı eseri incelerken son tarafında tefsirin ek olarak konulduÄŸunu fark ettim. Bu, onun Besmele Tefsiri ile de üslup olarak benzeÅŸiyordu.”
Söz konusu eserlerin tasavvuf dünyasına önemli katkılar saÄŸlayacağına iÅŸaret eden Özcan, Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin Müslüman kimliÄŸinin gözden kaçırılmaması gerektiÄŸinin altını çiziyor: “Her mutasavvıf gibi onun da referans kaynakları Kur’an ve hadislerdi. Bunu, bütün eserlerinde açıkça görüyoruz.”
Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi Hüseyin Özcan, Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin Fatiha Tefsiri adlı eserinin varlığının bilindiÄŸini söyledi. “Bugüne kadar eser hakkında fazla bilgi yoktu. Varlığı biliniyordu ama metnine ulaşılamıyordu.” diyen Özcan, kayıp eserleri bulma düşüncesinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Yüksek lisans tez konusunu görüşmeye gittiÄŸimde Abdurrahman Güzel hocam, Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin Fatiha Tefsiri adlı eserinin Tire’de bulunduÄŸuna yönelik bir rivayet olduÄŸunu söyledi. Bana ‘Bu eseri bir araÅŸtır, bulabilirsen eser üzerinde yüksek lisans tezi yapabilirsin’ demiÅŸti. Ben de, benden önceki araÅŸtırmacılar gibi Fatiha Tefsiri’ni Tire’de bulamadım. Sonraki dönemlerde de gittiÄŸim kütüphanelerde eseri aradım. 2007′de gittiÄŸim İngiltere’de Oxford, Cambridge, Manchester gibi ÅŸehirlerin kütüphanelerini bu niyetle araÅŸtırdım. Ancak Londra’da British Museum Library’de eseri bulabildim.”
2009 yılının UNESCO tarafından Hacı BektaÅŸ-ı Veli yılı ilan edildiÄŸini hatırlatan Özcan, “Bir ÅŸahsiyeti en iyi tanıtan onun eserleridir.” dedi. Özcan, bu eserlerin, milyonlarca kiÅŸinin sevgi beslediÄŸi, Türk tasavvuf dünyasının önemli bilgelerinden olan Hacı BektaÅŸ-ı Veli hakkındaki bilgilere önemli katkılar saÄŸlayacağını da ifade etti. Çalışma sayesinde Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin tüm eserlerinin gün yüzüne çıkarılmış olduÄŸunu söyledi. Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin 13. yüzyılda Anadolu’ya geldiÄŸini hatırlatan Hüseyin Özcan, onun, isyan hareketlerine karşı halkı birliÄŸe davet ettiÄŸini söyledi. ‘Bir olalım, diri olalım’ ve ‘İlimden gitmeyen yolun sonu karanlıktır’ diyerek cehaletle savaÅŸtığını anlatan Özcan, ÅŸunları söyledi: “Yeni eserleriyle birlikte Hacı BektaÅŸ-ı Veli daha çok tanınacaktır. Gözden kaçırılmaması gereken, Hacı BektaÅŸ-ı Veli’nin Müslüman kimliÄŸidir. Her mutasavvıf gibi onun da asıl referans kaynakları Kur’an-ı Kerim ve hadis-i ÅŸeriflerdir. Bu durumu Makâlât ve benzeri eserlerinde açıkça görmekteyiz. Hacı BektaÅŸ-ı Veli, eserlerinde konularını iÅŸlerken ilgili ayet ve hadislere sıkça yer vermiÅŸ, bu temel kaynakları kullanmıştır.”

You must be logged in to post a comment.