Hukuk dışılık bizi batırır


‘Rejimi hukuk dışı yollarla kurtarma giriÅŸimi bizi batırır’ - Ersan ATAR ANKARA Kılıç, yargıçların mutlaka bağımsız olması gerektiÄŸini vurguladı ve “Bir azınlığın ya da çoÄŸunluÄŸun inançları nedeniyle siyasal katılımdan uzaklaÅŸtırıldığı yerde demokrasi ve laiklikten söz edilemez” dedi..

Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç, Mahkeme’nin kuruluÅŸ yıldönümü törenindeki konuÅŸmasında, eleÅŸtirilerini yargı üzerinde yoÄŸunlaÅŸtırdı, ilk kez yargı üzerinde halkın demokratik denetiminden söz etti ve üstü kapalı “Ergenekon uyarısı”nda bulundu. İktidara çoÄŸunluk, Mahkeme’ye meÅŸruiyet uyarısı yapan Kılıç, isim vermeden “367” ve “parti kapatma” davalarını hatırlattıktan sonra ilk eleÅŸtirisini, Anayasa Mahkemesi’ne yöneltti. “Hukukun üstünlüğü yargıcın üstünlüğü anlamına gelmez” diyen BaÅŸkan Kılıç özetle ÅŸu mesajları verdi:

* YARGIYA DENETİM: İnsan onuru ve özgürlükleri dışında hiçbir kutsal değer tanımayan, yargı organları üzerinde demokratik denetim kuran bir anayasa hazırlanması gerekir. Halk adına egemenlik yetkisini kullanan yargı, halkın demokratik denetimine tabi olmadığı gibi yargısal faaliyetlere ilişkin kamuoyu oluşumunu engelleyebilecek önemli yetkilere sahiptir.

* YARGICIN MİSYONU: Hukukun üstünlüğü yargıcın üstünlüğü anlamına gelmez. Yargı, belirli bir dereceye kadar değil, mutlak anlamda tarafsız olmak zorundadır. Tarafsızlığın olmadığı yerde adalet yoktur. Yargıç, kendisine anayasa ve yasalarla verilmiş görevler dışında misyon üstlenemez.

* KAPATMA DAVASI: Bir azınlığın ya da çoÄŸunluÄŸun inançları nedeniyle siyasal katılımdan uzaklaÅŸtırıldığı yerde demokrasi olmayacağı gibi laiklikten de söz edilemez. Özgürlükçü ve çoÄŸulcu demokrasi, farklı olanı yani ‘öteki’ni kendi varlığının ve varoluÅŸunun teminatı olarak görmeyip onu yok edilmesi gereken bir ‘düşman” olarak nitelemediÄŸi müddetçe çaÄŸdaÅŸ demokrasinin muhtaç olduÄŸu çoÄŸulculuÄŸu ve hoÅŸgörüyü saÄŸlamak mümkün deÄŸildir.

* ERGENEKON: Hukuk dışı yollardan güç alarak rejimi ya da ülkeyi kurtarma girişimlerinin ülkenin batışını hızlandırmaktan başka işe yaramayacağı bilinmelidir.

* İKTİDARA: Modern demokrasiler çoğunluğun mutlak yönetimi anlamına gelmemektedir. Özgürlüklere tehdit oluşturması bakımından bir kişinin sınırsız iktidarı ile çoğunluğun sınırsız iktidarı arasında özde bir fark yoktur. Mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır. Siyasal iktidarları anayasal çerçevede tutmanın en etkili yollarından biri olarak kabul edilen anayasa mahkemelerinin asli görevi, ferdin hak ve özgürlüklerini devlet otoritesini kullanan diğer kurumlar karşısında korumaktır.

* TÜRBAN: Düşünceyi ifade özgürlüğünün ‘içinden düşün’ mantığına indirgenerek hapsedilmesi bir özgürlüğün ortadan kaldırılması ile eÅŸdeÄŸerdir. SavaÅŸ dili deÄŸil, barış dili ile kendini ifade edenlerin insanlık onuru korunmalıdır.

* AVRUPA PARLAMENTOSU’NA: Davalarla ilgili olarak, gerek ulusal gerekse uluslararası çevrelerce mahkemeyi yönlendirme, etkileme ve baskı altında tutma giriÅŸimleri üzüntüyle izleniyor.

* İLLE DE UZLAÅžMA: Anayasal sorunlarımızı çatışmayla deÄŸil, hukuk kuralları çerçevesinde karşılıklı diyalog ve uzlaÅŸma yoluyla çözmek zorundayız. Siyasal kutuplaÅŸmaların bu ülkelere ağır bedeller ödettiÄŸi hepimizin malumudur. KonuÅŸmasında sürpriz bir öneri de yapan Kılıç, Anayasa Mahkemesi’nin üye seçimine parlamentonun katılmasını istedi. Türkiye’de anayasa yargısının demokratik meÅŸruiyeti açısından tartışılan bir sorunun Anayasa Mahkemesi oluÅŸumunda parlamentonun devre dışı bırakılması olduÄŸunu belirten Kılıç, modern demokrasilerde parlamentonun ÅŸu ya da bu ölçüde anayasa mahkemelerinin üye oluÅŸumuna katıldığını anlattı. Kılıç, “Türkiye’de bugün gelinen noktada, anayasa yargısı ile yasama organı iliÅŸkilerindeki bu güvensizliÄŸin ortadan kaldırılması için egemenlik yetkisi kullanan anayasa yargısının, ulus iradesiyle baÄŸlantısının kurulması gerekliliÄŸi açıktır” dedi.



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.