Hükümetin AB’yle samimiyet sınavı


AB müzakere sürecinde hükümeti zor günler bekliyor. Güvenlik güçlerinin kurum dışı oteritelerce denetlenmesini öngören 24. fasıla polis de jandarma da karşı çıkıyor

ANKARA - Türkiye-Avrupa Birliği müzakereleri ağır aksak sürse de hükümet kritik kararlar verme aşamasına geldi. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in Troyka toplantısı için geçen hafta Ankara’ya gelen AB Komisyonu’nun Genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’e verdiği ‘Yargı Reformu Strateji Taslağı’, müzakerelerde ‘Hukuki ve Temel Haklar’ başlıklı 23. fasıl açısından önemli unsurlar içeriyor. ‘Adalet Özgürlük ve Güvenlik’ başlıklı 24. fasılsa hükümeti hayli zorlayacak gibi.
Türkiye-AB müzakereleri başladıktan sonra 35 fasıldan 6’sı açıldı. Bilim ve Araştırma faslı açıldı ve tamamlandı. Daha sonra da değişik tarihlerde İstatistik, İşletme ve Sanayi Politikası, Trans-Avrupa Şebekeleri, Tüketicinin ve Sağlığın Korunması ve Mali Kontrol fasılları açıldı. AB Konseyi’nde görüşmeleri süren ve teknik heyetlerin müzakerelere açılabilmesi için Ankara-Brüksel hattında yoğun çalışma yürüttüğü fasıllar arasında Adalet, Özgürlük ve Güvenlik faslı da var. Türk polisinin ve jandarmasının kendi iç denetiminin yanı sıra özellikle hak ihlalleri konusunda kurum dışından bağımsız otoriteler tarafından denetlenmesini öngören fasıla hem polis teşkilatı, hem Jandarma ayak diretiyor.

İlk BM gündeme getirdi
Türkiye’de polis ve jandarmanın ‘toplumun saygın bireylerinden, hukuk ve tıp alanlardaki meslek örgütlerinin temsilcilerinden, insan hakları örgütlerinin seçtiği kişilerden oluşan bir özerk kurul ile denetlenmesi’ ilk kez Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ‘işkenceyle mücadele’ kapsamında gündeme getirilmişti. AB’nin 2005 Katılım Ortaklığı Belgesi’nde de ‘polis ve jandarma ile ilgili daha etkin bir şikâyet sisteminin kurulması’ isteniyordu.
Türkiye için 2007’de hazırlanan AB İlerleme Raporu’nda “Jandarmanın üstlendiği sivil faaliyetlerde sivil denetiminin artırılması konusunda bir gelişme olmamıştır” ifadesi yer almıştı. Son beş yılda Türkiye ile Katılım Ortaklıgı’nın kapsadığı ilkeler, öncelikler ve koşullara dair AB Konsey kararlarında ‘Polis Davranış Kuralları Rehberi’nin ve ‘Polis Etik Kanunu’nun kabul edilmesinin yanı sıra polis ve jandarmanın daha fazla hesap verebilirliğini sağlamak amacıyla ‘bağımsız ve etkin bir şikâyet sistemi’ kurulması isteniyordu.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı da geçen hafta Avrupa’daki polis etik kurallarının Türkiye’deki güvenlik personelini de kapsaması gereğine dikkat çekilmişti. Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Cerrah ise köklü ‘güvenlik reformu’ için iç ve dış güvenlik ayrımının net bir şekilde yapılması ve iç güvenliğin askeri nitelikten uzak sivil bir kamu hizmeti şeklinde yapılandırılmasını önermişti.
AB, denetim konusundaki uyum çerçevesinde güvenlik kurumlarının içinde daha bağımsız bir ‘İnsan Hakları İzleme Birimi’ de öneriyor. AB müktesabatına göre bağımsız bir polis şikayet merkezi de zorunlu. Birçok AB üyesi ülkede akredite ve yetki belgesi verilmiş vatandaş temsilcilerinden oluşmuş bir denetim sistemi var. Güvenlik uzmanları da bağımsız dış denetim için Avrupa’da da yaygın olarak görülen ’vatandaşların istek ve şikâyetlerini objektif olarak değerlendirecek polis bünyesinde ya da ondan bağımsız özerk kurul’ oluşturulmasını öneriyor. ‘Özel Polis Ombudsmanı’, ’Polis Etik Kurulu’, ‘Şikâyet Danışma Kurulu’ ve ‘Polis Şikâyet Değerlendirme ve Bilgilendirme Merkezi’ gibi kurumlar da tartışılan yöntemler arasında.

Meslektaşı koruma
Prof. Cerrah, dış denetimin önemine dikkat çekerken, polis teşkilatındaki ‘meslektaşı koruma’ yaklaşımına vurgu yapıyor. Bu koruma da hak ihlallerinin sorumlularının cezalandırılması bir yana ortaya çıkarılmasını dahi zorlaştırıyor. 1 Mayıs 2007’de Taksim’de görevli çevik kuvvet ekibi eylemcileri kovalarken yüzünde maske ve kafasında kask olan bir polisin kafede oturan Masis Kürkçügil’e tokat atması bu durumun en iyi örneği olarak gösteriliyor. O birimdeki bütün polisler tokatı atanı bildiği halde İstanbul Emniyeti, konuyla ilgili soruşturmasını tokatı atanı bulamadan tamamlamıştı.
AB’den ve Türkiye’den teknik heyetlerin polisin ve jandarmanın dış denetimi konusunda son yaptıkları toplantıdaysa sonuç elde edilemedi. Polis teşkilatı ‘çok dışlanmamak’ ve ‘güvenlik hizmetlerini aksatacak şekilde savunmasız bırakılmamak’ kaydıyla kapıyı aralık bıraktı. Jandarmanın bu konudaki duruşu ise daha katı. Jandarma teşkilatı, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olmasına karşın Genelkurmay bünyesinde olduğundan böyle bir denetim girişiminin Genelkurmay’dan bağımsız olmayacağı görüşünde. Avrupa Birliği, bu konuda hükümetin siyasi iradesini ortaya koymasını bekliyor.



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.