İslamofobia ile mücadele için ‘rasathane’ kurduk


2001′deki 11 Eylül saldırısının ardından ABD ve Avrupa kıtası baÅŸta olmak üzere dünyada İslamofobia (İslam korkusu) yayılmaya çalışıldı. Bazı uluslararası lobiler, İslam dini ile terörü bir arada kullanma gayreti içerisine girdi.  
 
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), son dönemde Müslüman imajını yıpratan bu sistemli faaliyetlere karşı önemli projelere imza atıyor. Çalışmaları hakkında bilgi veren İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoÄŸlu, dünya genelinde oluÅŸan İslamofobia’nın izalesi için ‘İslamofobia Rasathanesi’ projesini hayata geçirdiklerini söyledi. Karikatür krizinin ardından Danimarka kamuoyunda oluÅŸan saÄŸduyulu aydın tepkilerinin İKÖ’nün gayretleri ile ortaya çıktığının altını çizen İhsanoÄŸlu, “İşbirliÄŸi içinde olduÄŸumuz CEO’lar ve STK’lara ilk defa İslamofobia raporu sunduk. Çok büyük yankı uyandırdı. Kısa zamanda Avrupa’ya yayıldı. Destekleyenler de, ateÅŸ püskürenler de oldu ama ses getirdi.” dedi. İhsanoÄŸlu, İKÖ’nün BM’den sonra ulusal arenada ikinci büyük güç olduÄŸunu hatırlattı. Türkiye’nin birçok sektördeki tecrübesiyle İslam ülkelerine örnek olabileceÄŸini söyleyen Genel Sekreter, ekonomik, ticarî, sanayi ve malî iÅŸbirliÄŸi açısından birçok imkânın bulunduÄŸunu kaydetti.

Hedeflerinin İslam dini hakkındaki önyargı ve korkuları gidermek olduÄŸunu ifade eden İhsanoÄŸlu, bu alanda yaptıkları çalışmalardan memnun olanlar olduÄŸu gibi rahatsızlık duyanların da bulunduÄŸuna dikkat çekti. Hazırlanan İslamofobia raporuna iliÅŸkin bilgi veren İhsanoÄŸlu, şöyle konuÅŸtu: “Rapor etkisini vermeye baÅŸladı. ÖrneÄŸin Danimarka’da çıkan karikatürler ve geçtiÄŸimiz aylarda yayınlanan ‘Fitne’ filmi ile ilgili giriÅŸimlerimizden olumlu sonuçlar alındı. 3,5 yıl içerisinde BM Genel Kurulu ve Cenevre’den çok önemli kararlar çıkardık. Asya, Afrika, Latin Amerika ülkelerinden destek aldık. Dinleri karalama ve nefret konusunda özel bir raportör tayin edildi. Artık bu kiÅŸi BirleÅŸmiÅŸ Milletler adına rapor yazacak.”

Gazetemizi ziyaret eden İhsanoÄŸlu, İKÖ’nün çalışmaları hakkında da bilgi veriyor. İKÖ’nün hedeflerine tam ulaÅŸamasa da geçmiÅŸe oranla büyük yol aldıklarını ve 2005′in başındaki manzara ile günümüz arasında çok olumlu deÄŸiÅŸmelerin yaÅŸandığını kaydediyor. “Bunlar daha baÅŸlangıç. Eksiklerimiz var. Kampala’daki dışiÅŸleri bakanları toplantısında bunları gidereceÄŸimizi düşünüyorum.” diyor. 2001′deki 11 Eylül saldırısından sonra bazı lobilerin etkisiyle olumsuzluklar yaÅŸandığına iÅŸaret eden İhsanoÄŸlu, bu olumsuzlukların giderilmesi için ABD yetkililerinin de çaba gösterdiÄŸini söylüyor. İhsanoÄŸlu’na göre geçen haziran ayında BaÅŸkan Bush’un Washington’daki İslam merkezindeki camiyi ziyaret etmesi bunun bir göstergesi. Çünkü bir ABD baÅŸkanı tam 50 yıl sonra bu ziyareti gerçekleÅŸtirmiÅŸ oldu. Bu geliÅŸmeye yorumu ÅŸu: “Burada ABD bize ‘İslam Konferansı ile iyi iliÅŸkiler içinde bulunmak istiyoruz’ mesajı gönderiyor.”

Bush’un İKÖ nezdinde özel bir temsilci tayin etmek istediÄŸi konusunda ABD DışiÅŸleri Bakanı Condoleezza Rice’ın kendisiyle telefonda görüştüğünü dile getiren İhsanoÄŸlu, Pakistanlı bir Amerikan vatandaşını görevlendirdiklerini aktararak, şöyle devam ediyor: “Atanan bu kiÅŸi de BaÅŸkan Bush’un Teksas’taki valiliÄŸi döneminde orada faydalı iÅŸler ortaya koymuÅŸ. Zirveden önce yanıma geldi. Bu da ÅŸunu gösteriyor. Tüm dünya ve AB, teÅŸkilatımızla çok yakından ilgileniyor.”

İslam ülkeleri tarımda avantajlı

İslam ülkelerinin sahip olduÄŸu potansiyelin küçümsenmemesi gerektiÄŸini vurgulayan Ekmeleddin İhsanoÄŸlu, ekonomik, ticari, sanayi ve mali iÅŸbirliÄŸi açısından çok fazla imkanın bulunduÄŸunu dile getiriyor. İKÖ Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam ediyor: “Göreve geldiÄŸimde bir dosya buldum. Sahil ülkeleri Senegal’den baÅŸlayarak Gine, Mali, Burkina Faso ve Çad’da önemli pamuk üretimi var. Fakat hükümetler sübvansiyon uygulamıyor. Sonra da pamuklar halkın elinde kalıyor. Bu ürünün yerine de yeni bir ürün ikame edemiyorlar. Ben dedim ki; bu hammaddeyi siz üretiyorsunuz. Bunu mamul madde haline getirirsek 1 dolara satılan malı 10 dolara satabilirsiniz. O zaman daha kazançlı olacaksınız.”

Türkiye gibi birkaç ülkenin tekstil konusunda geniÅŸ bir tecrübeye sahip olduÄŸuna vurgu yapan İhsanoÄŸlu, yapılan çalışmaları şöyle özetledi: “Bu teknolojiye de, finans imkanına da sahip bir teÅŸkilatız. İslam Bankası ve fonlar gibi. Gerekli çalışmaları baÅŸlattık. İlk etapta pamuk liflerini belli standartlara getireceÄŸiz. Bunun yanında meyve sebze üretiminde de benzer desteklerimiz olacak. Afrika’da meyve sebze çürüyor. Buradaki gıdaların çürümesini engellemek için de konserve yapacak yerler açılabilir. Åžimdi gıda problemi pirinç ve tahıl gibi sorunlar tüm dünyayı kara kara düşündürüyor. Uzun vadeli bir kriz oluÅŸuyor. İslam dünyasında büyük imkanlar var. Sudan’da tarıma elveriÅŸli alanlar var. Bu bölgede su da mevcut, toprakları iÅŸleyecek çiftçi de. Ancak kafi miktarda para yok. Para da bu tarafta var. Ama o paraya sahip olanların bütün gıdaları ise ithal. Sen de, ben de istifade edeceÄŸiz.”
İKÖ, BM’den sonra ikinci etkin kuruluÅŸ
İhsanoÄŸlu, İKÖ’nün ulusal arenada her geçen gün etkinliÄŸinin arttığını söylüyor. Üye ülkelerin örgütte daha etkin rol almak istemelerini de buna örnek gösteriyor. “Biz önümüze 10 yıllık bir süre koyduk. Bunlar arasında en önemli konu anayasanın deÄŸiÅŸtirilmesiydi. Bu mesele en reformcu kiÅŸilerin bile gündeme getiremediÄŸi bir tabuydu. Ben gelince 2005′te Mekke zirvesinin kararlarına baÄŸlattım. Ve iki sene içerisinde de bunu tamamladım.” diyen İhsanoÄŸlu, ikinci büyük reformun ise mezhep çatışmalarına karşı yapılan çalışmalar olduÄŸunu kaydediyor.
 



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.