Zaman
- AÄŸustos 19, 2008
İşte Türk halkını bir gecede fakirleştiren devalüasyo
Taha Kıvanç (Fehmi Koru) Yeni Åžafak’taki köşesinde akıllara ziyan bir skandalı aydınlatıyor. İşte Taha Kıvanç’ın yazısı:Â
Â
Kavgada yumruk sayılmaz
Bir dostum, “Hayatın rümuzları, ÅŸifreleri çözmekle geçti, elin oÄŸlu piÅŸkin piÅŸkin bilmezleri oynuyor, bizlere hiç yardımcı olmuyorsun” dediÄŸinde uyandım. Ali Vural, Veli Dural ve Mr. Anderson rümuzlarının arkasındaki isimleri herkesin az çok tahmin edeceÄŸini düşünüyordum çünkü.
Gazetecilik böyle ortamlarda bereketlidir. Bir yerden vurursunuz, bir bakmışsınız, hiç beklemediÄŸiniz bir yerde aks-i sedası duyuluvermiÅŸ… Ergenekon iddianamesi klasörlerini didik didik eden Yeni Åžafak muhabirlerinin eseri olan ‘Pamukbank’ ile ilgili haberler önce bir medya kavgasına dönüştü, sonra da bereketi alınmaya baÅŸladı.
SaÄŸolsun, baÅŸka gazetelerdeki titiz araÅŸtırmacı dostlarımız da kenarından köşesinden haberi geliÅŸtirdiler, olan biteni daha iyi anlamımıza sebep oldular…
Söz konusu dönemden bir günü (19 Åžubat 2001) özellikle hatırlatayım: Milli Güvenlik Kurulu toplantısından erken çıkan BaÅŸbakan Bülent Ecevit, yardımcısı Hüsamettin Özkan’ı da yanına alarak bir basın toplantısı yapmış ve toplantıya baÅŸkanlık eden CumhurbaÅŸkanı Ahmet Necdet Sezer’i kamuoyuna ÅŸikâyet etmiÅŸti. Özkan’ın kendisine Anayasa kitapçığı fırlatan Sezer’e “Nankör kedi” diye hitap ettiÄŸini bir gün sonra öğrenecektik…
Takip eden günlerde ilân edilmek zorunda kalınan ‘devalüasyon’ yüzünden paramız pula dönecek ve hepimiz bir günde yüzde 50 fakirleÅŸecektik.
“Hepimiz” dediÄŸime bakmayın, bizim fakirleÅŸtiÄŸimiz o günleri vurguna çevirenler de oldu. 18 Åžubat’ta 630 TL olan 1 Doların deÄŸeri kriz günü 962 TL’ye çıktı, sonra daha da yükseldi. Citibank’tan Mr. Anderson o günlerin en faal kiÅŸisidir. Kriz günü Merkez Bankası’nın sattığı 5.2 milyar doların kaymağını onun bankası yedi çünkü…
Para büyük, ama böylesine yalın anlatıldığında sanki çerez parasından söz edermiÅŸ gibi geliyor. 5.2 milyarlık dövizi Merkez Bankası’ndan alanlar ertesi günün döviz kurundan sattıklarında tam 2.8 milyar dolar kâr etmiÅŸ oldular. Paralarının deÄŸeri bir gecede 8 milyar dolara çıktı.
Kısa günün kârı iÅŸte…
Ne kâr ama! 5.2 milyarın 1 milyar 63 milyon dolarlık bölümünü Citibank aldı. Citibank yabancı rümuzla anılsa bile Türk olduÄŸu için Mr. Anderson’un tüyosunu ‘riskli’ bulmuÅŸ olmalı ki, Merkez Bankası’nın dövizinin tamamını kendi almak yerine diÄŸer yabancı bankaları da kârına ortak etti. Bir gecenin kârı olan 2.8 milyarı bölüşen çoÄŸu yabancı bankalar ÅŸunlar: Amerikan Citibank, Alman Deutsche Bank, Koçbank, TEB, Yapı Kredi, Amerikan Chase Manhattan, Osmanlı Bankası, Dışbank, İngiliz HSBC ve Alman WLB…
Citibank’in bir gecede tek başına elde ettiÄŸi kârı da yazayım: 304 milyon dolar…
Peki kimdi bu Mr. Anderson rümuzlu kişi?
Kavgaya tutuÅŸan gazetelerden AkÅŸam’da yer alan bir haberde Hürriyet gazetesinde ekonomi yazıları yazan bir meslektaÅŸ suçlandı; “Kemal DerviÅŸ’e yakındı, ondan öğrendi, patronuna duyurdu” diye… Kemal DerviÅŸ, bildiÄŸimiz üzere, siyasi kargaÅŸadan ve devalüasyon kararından sonra ülkemize geldi ve sorumluluk üstlendi. ‘Kaynak’ o olmaz…
Yanlışı düzelten Hürriyet yazarı Enis BerberoÄŸlu farklı bir adres gösteriyor: GüneÅŸ Taner…
Okuyalım: “İşte böyle bir gergin iklimde, 21 Åžubat ÇarÅŸamba günü BaÅŸbakanlık’ta bir toplantı baÅŸladı. / EÄŸer yanlış hatırlamıyorsam, saat 17.00 sularında GüneÅŸ Taner BaÅŸbakanlığa geldi. / GiriÅŸ ve ayrılışı sırasında kapıdaki gazetecilere söylediÄŸi bir-iki cümle beni uyandırdı. / CNN Türk kanalını yöneten Taha Akyol’a, olaÄŸanüstü durum ikazında bulunduÄŸumu iyi anımsıyorum. / Nitekim, toplantı uzadıkça dışarı sızan bilgiler o gece dalgalı kura geçileceÄŸini gösterdi. / Biz de piyasalar kapandıktan sonra, saat 19.30 sularında haberi verdik, geçti gitti.”
Buradan çıkan sonuç açık: GüneÅŸ Taner… Esasen Enis BerberoÄŸlu da ‘kaynak’ diye andığı kiÅŸinin o olduÄŸunu gizlemiyor. Okumaya devam edelim: “Gelelim kaynak meselesine… Kemal DerviÅŸ olmayacağına göre… Acaba kim ya da kimlerdi? / PeÅŸinen söyleyeyim, eÄŸer ismini yazdım diye, bu sefer de, GüneÅŸ Taner’den kuÅŸku duyarlarsa… / Evet hem benim, hem de Erdal’ın GüneÅŸ Taner’le arası iyidir. Taner’in kiÅŸiliÄŸini sever, ekonomi hâkimiyetini teslim ederim… Ama baÅŸtan söyleyeyim, GüneÅŸ Taner bizim grupta hiç çalışmadı.”
Çalışmış, çalışmamış ne fark eder?
Bazıları medya kavgalarından rahatsız oluyorlar. DoÄŸrudur, her kavgada birilerinin itibarı zedeleniyor. “Kavgada yumruk sayılmaz” meseli, yumruÄŸun bazen onarılamaz etkileri de oluyor. Bu defa da olacaktır.
Ancak, rümuzlu tartışılan bir ortamda, hangi rümuzun arkasında kimin olduğunu başka nasıl öğrenebiliriz ki?
Umarım, “Ali Vural kim, Veli Dural kim?” diye öteki rümuzları da bana sormazsınız…
Â

You must be logged in to post a comment.