Kafaya Bak Kafaya


İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer’e göre Tuzla tersanelerinde ‘facia varmış gibi’ gösteriliyor, ama yok. Çünkü Tuzla’daki ölümler diğer işkollarındaki ölümlerin yanında devede kulak… Özer’in TBMM Araştırma Komisyonu’na verdiği bilgiye göre Tuzla’da ölüm oluyor çünkü işçi köyden yeni gelmiş; yüksekten düşüyor, bunalıyor, bayılıyor. Ölüm arttı, çünkü metrekareye düşen işçi sayısı arttı

ANKARA/İSTANBUL - “Sektörden 100 bin kişi geçimini sağlıyor. Tersaneler siyasiler için rant alanına dönüştü. Tersanede 30-60 YTL yevmiyeyle çalışan işçiler, asgari ücrete göre çok iyi durumda. Bunun neresi kötü?” (Sedef Tersanesi sahibi Murat Kalkavan)
“Trafik kazalarında azalma olursa tersane ölümlerinde de azalma olur. Ölümcül kazalara işçilerin ‘eğitimsizliği’ neden oluyor. Örneğin işçi yemek molasında yemeğine koşarak gidiyor. Bu ancak eğitimle çözülebilir.” (Türk Loydu Başkanı Yücel Odabaşı)
“Yatıyoruz Tuzla, kalkıyoruz Tuzla… (Eylemleri kastederek) Yapılması gerekeni yapmada bir katkıları varsa buyursunlar. Bildikleri, kılavuzluk yapabilecek bir önerileri varsa hemen almaya hazırız.” (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik)
Tuzla’da yaşanan durumla ilgili bu yorumlara bir yenisi eklendi. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSGÜM) Genel Müdürü Kasım Özer, tersanelerde meydana gelen kazaları işçinin eğitimsizliğine bağladı. “Köyden hiç ayrılmamış insanlar, sanayi işlerine girdiğinde üzüntü verici kazalar oluyor” diyen İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü’ne göre ‘bazı nedenlerle’ Tuzla’da facia varmış gibi gösteriliyor, oysa yok.

Gemi İnşa Sanayindeki İş Güvenliği ve Çalışma Şartları Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla ‘sonunda’ kurulabilen Meclis Araştırma Komisyonu, AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç’ın başkanlığında toplanarak, Özer’i dinledi.

‘Dar alanda çok işçi var’
İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Özer, Türkiye’de 2000-2007 yılları arasında, tüm sanayi iş kollarında 621 bin iş kazası meydana geldiğini, 9 bin 63 kişinin öldüğünü açıkladı.

Aynı dönemde tersanelerde meydana gelen kazalarda toplam 53 kişinin öldüğünü belirten Özer, ölüm nedenlerinin başında yüzde 34’lük oranla yüksekten düşmenin geldiğini söyledi. Bunu yüzde 22 ile travmalar, yüzde 14.6 ile bunaltı, bayılma ve kriz, yüzde 8 ile baş travması, yüzde 7 ile zehirlenme izledi.

Özer şöyle dedi: “Tersanelerdeki kazaların artması, işin kötü olduğundan değil, işçi sayısının son iki yılda artmasından kaynaklanıyor. Dar alanlarda çok sayıda işçi çalışıyor. İnsanlarımız yüksekte çalışırken, ya kişisel koruyucu donanım kullanmıyorlar ya da fizyolojik olarak yüksekte bulunmadığı için dengesini kaybedip düşüyorlar. Tansiyonu düşüyor, gözü kararıyor, vesaire… Köyden hiç ayrılmamış insanlar, sanayiye girdiğinde üzüntü verici kazalar oluyor. Aslında diğer sektörler incelendiğinde tersanelerdeki iş kazaları çok küçük yer tutuyor. Maden ocağında gaz patlamasında 250 insan ölüyor. Tersanelerde son iki yılda peş peşe ölümlerin olması ve bu işin başka  nedenlerle gündeme getirilmesi, tersanelerde sanki ‘facialar varmış’ gibi gösteriliyor. Ama oranlara bakınca o kadar büyük değil.”

Taşeron adeta bir hayalet!
Tersanelerdeki kazaların alt yükleniciler (taşeronlar) tarafından bildirilmediğine yönelik eleştirilere de değinen Özer, “Alt yükleniciler kendisini bildirmemiş ki kazaları bildirsin” dedi.
Özer’in verdiği bilgiye göre tersanelerdeki iş güvenliğinin geliştirilmesi için Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) ve Dok ve Gemi Sanayi İşçileri Sendikası ile 25 Şubat’ta protokol imzalandı. Bu kapsamda eğitimler verildi.

Özer “GİSBİR İş Sağlığı Güvenliği Merkezi Birimi’nde yedi doktorla 39 tersanedeki 20 bin işçiye sağlık hizmeti götürmeye çalışıyor. Bu yetersiz. Yeni doktor alma gayretleri var” dedi.
Özer, asli işverenlere bağlı işçilerde bir sorun yaşanmadığını, sorunun alt yüklenicilerde olduğunu da belirtti.

Sektör büyüdü, işçi öldü
Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü’nün komisyona sunduğu rapora göre tersanelerde 2000-2008  arasında 941 kazada 53 kişi öldü. Bu sırada Türkiye gemi siparişlerinde yılda 256 gemiye ulaşarak dünya dördüncüsü oldu. 2003-2007 arası deniz araçları ihracatından 5.3 milyar dolar gelir elde edildi.

Al sana kıyas: Almanya, 49 yılda 0 ölüm…
Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç: “Genel müdür tamamen tersane patronlarının penceresinden bakıyor, patronların defalarca söylediğini bire bir tekrar ediyor. Yaptığı kıyaslamalar, kimsenin onaylamayacağı örnekler. ‘Madende 250, Tuzla’da 80 kişi ölüyorsa iyi durumdadır’ demek, Çalışma Bakanlığı’nın bir yetkilisine yakışmıyor. Ölümler kıyaslanamaz. Yapısal bir değiliklikle, bunları tümden nasıl yok etmemiz gerektiğini tartışmalılardı; taşeronluğu, esnek çalışmayı, düşük ücretleri, sigortasızlığı ve insanca çalışılabilir bir ortamın olmamasını… Şu an Türkiye; Çin, Pakistan ve Bangladeş ile kıyaslanıyor. Almanya’da 49 yıldır bir tersane işçisi ölmemiş. Burayla bir kıyaslama yapılmıyor. Ya da İsviçre’yle kıyaslamıyouz. Kimle kıyaslanıyoruz? Neoliberal saldırıların en çok vurduğu yerlerle. Bu kıyaslamalar doğru değil. Şöyle düşünülmeli: İş kazaları ve meslek hastalıklarının hepsi önlenebilir niteliktedir. Madende de işçiler ölmeyebilir, göçükler olmayabilir. Ama eğer gerçekten bilimadamlarıyla ve uzmanlarla incelense, uygun şartlar oluşturulsaydı iş kazaları da olmazdı. Önlem alınmadığı müddetçe iş kazası geliyorum, der. Örneğin bir kablo eğer açıksa, orada elektrik çarpar. Yüksek bir yerde korkuluk yapılmamışsa işçi düşer. Zehirli boyada çalışırken maske takılmamışsa zehirlenilebilir. Ama bunların hepsi önlenebilir. Bizim grevimizden sonra maske, ayakkabı ve baretler verildi, iskelelere fileler takılmaya başlandı. Bazı tersanelerde günlük 7.5 saat mesai hakkını kazandık.”
(aa, Radikal)



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.