Kılıç: 367 için ne baskı ne de bir ima yapıldı


Haşim Kılıç: 367 kararı konusunda baskıdan ne haberim ne de bilgim var. Bana böyle bir baskı ima yoluyla dahi gelmedi. Aramızda da hiç konuyu konuşmadık

Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç, geçen yıl cumhurbaÅŸkanı seçimi oylaması sırasında görülen 367 oy davasında kararın askeri kesimden gelen baskıyla oluÅŸtuÄŸu iddiaları üzerine suskunluÄŸunu bozdu. Dönemin BaÅŸkanvekili Kılıç, “Baskının olup olmadığını söyleyemem; çünkü böyle
bir ÅŸeyden ne haberim, ne bilgim var. Ben bu konuyu kimseyle konuÅŸmadan hür vicdanımla oyumu kullandım. Biz öyle buluÅŸup da aramızda bu tip konuları konuÅŸmayız” dedi.
Kılıç’ın Radikal’in sorularına verdiÄŸi yanıtlar şöyle:
- Sayın BaÅŸkan, cumhurbaÅŸkanlığı seçimi sürecinde mahkemenize taşınan 367 davası sürecinde mahkeme üyelerinin askeri kanattan baskı altına alındığı ve kararın bu yönde oluÅŸtuÄŸu yönünde yayınlar oldu. Bu yayınlar üzerine dönemin mahkeme baÅŸkanı Tülay TuÄŸcu ve dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Yener KarahanoÄŸlu’nun açıklamaları oldu (Radikal, 19 Nisan 2008). Siz de o dönem baÅŸkan yardımcısı idiniz. Sizin bu konudaki deneyimleriniz nelerdir?
- Dediğiniz gibi Tülay hanım da, Komutan da konuştular. Böyle bir baskının olmadığını söylediler. Ben böyle bir baskının olup olmadığını söyleyemem; çünkü böyle bir şeyden ne haberim, ne de bilgim var.
- Size 367 konusundaki karar üzerine herhangi bir baskı, ya da telkin gelmedi mi?
- Hayır. Ben bu konuyu kimseyle konuşmadan, danışmadan hür vicdanımla oyumu kullandım. Zaten bakarsanız, davaya muhalif olan iki üye var, birisi benim; muhalefet şerhim var. Davanın görülüp görülmemesi, yani yetki konusu üzerine dört muhalif üye olmuş; Tülay hanım ile Fulya (Kantarcıoğlu) hanım, ama görüşülmesi kararı çıkınca iki üye muhalefet etmişiz. Yani böyle bir baskı, ima yoluyla dahi bana gelmiş değil. Bunu kendim için söylüyorum. Zaten herkes benim bu tür konuşmalara kapalı bir insan olduğumu bilir.
- Peki, sizin dışınızdaki mahkeme üyelerine dışarıdan baskılar, telkinler geldiğine yönelik bir duyumunuz oldu mu? Bunları kendi aranızda konuşmadınız mı?
- Hayır, bir duyumum da bilgim de olmadı. Aramızda konuşma hususuna gelince, Murat bey biz öyle buluşup da aramızda bu tip konuları konuşmayız. Her üye kendi kararını verir, karar için toplanıldığında da oyunu ve gerekçelerini açıklar. Ondan önce oyumuzu açık edici bir konuşma yapmayız.

‘Mahkemeye baskı giriÅŸimi’
Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı Kılıç, bu haberlerin mahkemede iki önemli dava, üniversitelerde türban serbestliÄŸi konusunda Anayasa’nın 10 ve 42′nci maddelerindeki deÄŸiÅŸikliÄŸin iptali ve AK Parti aleyhine kapatma davası sürerken çıkması üzerine bir yorum yapmadı. Ancak 25 Nisan 2008 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nin 46′ncı yıldönümü töreninde yaptığı konuÅŸmadaki ÅŸu sözleri mahkeme üzerinde yapılan çoÄŸu yoruma yanıt niteliÄŸi taşıyor:
“Anayasa Mahkemesi’ne intikal etmiÅŸ davalarla ilgili olarak, gerek ulusal gerekse uluslararası çevrelerce mahkemeyi yönlendirme, etkileme ve baskı altında tutma giriÅŸimleri büyük bir üzüntü ile takip edilmektedir. Mahkeme üyelerinin verdikleri oylar gözetilerek görsel ve yazılı basında hangi cumhurbaÅŸkanının kimi seçtiÄŸi ve nasıl oy kullandıkları biçimindeki kategorik deÄŸerlendirmeler, yargıçların kendilerini koruma içgüdülerini harekete geçirerek vicdani kanaatlerini saptırmaya yönelik ağır bir saldırı niteliÄŸindedir. Mahkeme üyelerinin görüntülerinin her dakika televizyon ekranlarından gösterilmesi, haber ya da açıkoturumlarda isim verilerek hedef haline getirilmesi yaÅŸanmış elim olaylardan ders
çıkarmayanları sorumluluktan kurtaramayacaktır. Yapılanları izliyor ve farkındayız.”
Kılıç haklı. Yargı, bugün ondan en çok ÅŸikâyet edenlere de bir gün lazım olur. Anayasa Mahkemesi’nin zedelenmesi, onun vereceÄŸi kararların peÅŸinen deÄŸersizleÅŸtirilmeye çalışılmasının son örneÄŸi, geçtiÄŸimiz ay Türkiye’yi AB Komisyonu BaÅŸkanı Manuel Barroso ile ziyaret eden GeniÅŸleme Komiseri Olli Reh’in yaklaşımında görüldü. Rehn’in İstanbul’daki bir toplantıda, Anayasa Mahkemesi’nin kaç üyesinin önceki CumhurbaÅŸkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından atandığını bildikleri ve ne karar alacağının kestirilebileceÄŸini söylemesi, Kılıç’ın konuÅŸmasında ‘uluslararası çevreler’ ifadesiyle yerini buluyor.
Mahkeme Başkanı, aynı önemli konuşmasında kararların kaynağını doğrudan Anayasa olarak gösteriyor, yeni ve özgürlükçü bir anayasa ihtiyacını dile getiriyor, bu yeni anayasada güçler ayrılığı ilkesinin zedelenmemesine özel bir vurgu yapıyor ve siyasi atmosferdeki değişim için siyasi kutuplaşmanın giderilmesi temennisini de dile getiriyor.
BaÅŸkan Kılıç’ın yaklaşımı, Türkiye’yi ‘Müslüman demokratlar’ ve ‘aşırı laikçiler’ diye bölen Rehn’in yaklaşımının antitezi gibi.



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.