Kim bu Haham Tuncay


İşte Ergenekon’un ‘kara kutusu’ Haham Tuncay 
Bir ahtapot gibi kollarının uzanmadığı kişi kalmayan Ergenekon davasının kilit ismi Tuncay Güney’in her sözü olay yaratıyor. Son olarak ’Veli Küçük 8 numara, onun üzerinde 7 kişi var’ diyen Haham Güney, 2001 yılındaki ifadesinde ise “Gey olduğum için 4 ay erken terhis edildim, sahte lise diploması ve oto plakaları düzenledim’ gibi çarpıcı açıklamalar yapmış…
Tuncay Güney adı pek duyulmamış, kendi halinde bir gazeteciydi. Akşam gazetesinde muhabirlik yapmış, bir dönem de Samanyolu TV’de program hazırlayıp sunmuştu. Ancak 2001 yılında polise gelen bir şikayet, onu 7 yıl sonra başlayacak Türkiye’nin en geniş kapsamlı çete soruşturmasının kilit ismi yaptı. Güney hakkındaki şikayetin nedeni de şikayeti yapan isimler de son derece ilginçti. İşadamı Korkmaz Yiğit’in koruma müdürlüğünü yapan eski emniyet müdürü Ümit Bavbek ile iş ortağı Süleyman Gürleyen, Tuncay Güney’in kendini JİTEM elemanı olarak tanıtıp kendilerini dolandırdığını iddia etti. Polis bunun üzerine Güney’in İstanbul Taksim’deki bürosuna baskın yaptı, çok sayıda evrak, kimlik ve bilgisayar kayıtlarına ulaştı.
Aynı belgeler Küçük’te
Güney ile Ergenekon’u buluşturan ise, bilgisayarından çıkan 24 sayfalık ” Ergenekon- Analiz, Yeniden Yapılanma, Yönetim ve Geliştirme Projesi “ belgesiydi. Belgenin üzerinde 29 Ekim 1999 ibaresi vardı. Ancak polis o dönemde işin içinden çıkamadı. Bu esnada Güney de Türkiye’yi terk ederek önce ABD’ye oradan da Kanada’ya kaçtı. 7 yıl sonra bu evrakların birer kopyası Veli Küçük ve Doğu Perinçek’in arşivinden de çıkınca Ergenekon soruşturması derinleştirildi.
Açıklarsam yaşatmazlar
Gazeteler ise Güney’in izini arayıp Kanada’da buldu ve kendisini Ergenekon soruşturmasının ”kilit ismi“ olarak tanımladı. Güney gazetelere verdiği mülakatlarda sürekli ” Çok şey biliyorum ama anlatırsam öldürürler “ şeklinde gizemli bir hava yarattı. Ayrıca, Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün bu operasyonu kendisinin 4 Mart 2001’de polise verdiği ifadesine ve bürosunda elde edilen belgelere dayandırdığını iddia etti. Peki bu kadar ’çarpıcı ve gizemli’ açıklamalar yapan, ’derin bilgilere’ sahip olduğunu iddia eden Tuncay Güney kim? 2001’de verdiği ifade, haham hakkında kayda değer bilgiler veriyor…
“Cinsel sapmam vardı”
(Polis sorgusunda verdiği kimlik bilgilerinin doğru olduğu söyleyen Tuncay Güney, özgeçmişi ile ilgili bazı ilginç bilgiler de aktarıyor): “… 5 Mayıs 1997’de askere gittim. 4 ay askerlik yaptıktan sonra cinsel yönden bozukluğum nedeni ile yani halk dilinde ’gey’ olarak söylenen cinsel sapmamdan dolayı beni erken terhis ettiler.”
“Serhat’la 1 saat seks yaptık”
(Baskında ofisinde Serhat Şahin Özgürbüz adına düzenlenmiş kimlik bulunması üzerine Güney polise şu ’özel’ bilgiyi veriyor): “Özgürbüz asker arkadaşım Fatih’in amcası. 4-5 ay önce Taksim’de Dünya Oteli’nde bir oda tutmuştu. Ben de ziyarete gittim; bir saat seks yaptık. Otelin parasını ödemediği için kimliği bende kaldı.”
“Küçük’e hediye cip”
(Güney şikayetle ilgili ise şunları anlatıyor): “2000 ağustosunda Ümit Bavbek ile Süleyman Gürleyen’le Beşiktaş’taki Veysel Kadayıfçıoğlu’na ait büroda buluştuk. Yanımda Teğmen Murat Oğuz vardı. Onunla 1997’de Kars Ardahan 9. Tabur Komutanlığı’nda askerlik yaparken tanışmıştım. ’Veli Küçük Paşa emekli olacak, ona eskort olarak kullanmak üzere Honda cip hediye etmek istiyoruz’ dediler. İleride yapacakları işlerde Küçük Paşa’nın kendilerine destek olması için bu cipi verdiklerini söylediler. Biz cipi teslim aldık. Ancak Küçük kendisiyle aralarını düzeltmek için hediye verdiklerini söyleyerek kabul etmedi. Bavbek ve Gürleyen’in bize 10 milyar lira borcu vardı, ona istinaden cipe el koyduk.”
“Sahte kimlik basıyordum”
(Güney, Asım Sefa Özler adına düzenlenmiş sahte kimlik belgesini ise şöyle açıklıyor): “Sahte kimlik kullanarak muhtarlardan ikametgah alıp, telefon kartı satın alıyordum. 2-3 ay kullandıktan sonra atıyordum, böylelikle fatura ödememiş oluyordum. Muhtarlar tanıdık olduğu için, kayıtlı olmadığım halde ikametgah alıyordum.”
Sahte lise diplomaları
(Polisin, ’Büronda 115 adet T.C. milli Eğitim bakanlığı Meslek Lisesi Diploması ibareli seri numarası bulunmayan boş diplomalar bulduk. Bunlarla ne yapmayı planlıyordun?’ sorusuna ise şu cevabı veriyor): “1996 yılında Akşam Gazetesi’nde çalıştığım zamanlarda Feriköy semtinde Şetat İş Merkezi’nde matbaacılık yapan Murat Çelik 115 adet sahte meslek lisesi diploması bastırdı. Bu diplomalara sahte soğuk damga vurduracaktı; beraber satacaktık. O tarihlerde lise mezunu olmayanlara ehliyet verilmeyecek diye söylentiler çıkmıştı. Sürücü kursları da araştırmadığı için sahte olduğunu anlamıyorlardı. Beraber müşteri bulup tanesini 100 milyona satacaktık.”
Arazi satış senetleri
(Güney, arazi sahtekarlığını ise polise şu sözlerle anlatıyor): “2000 yılı Ağustos ayında Murat Oğuz, Hasdal kışlasına tayin oldu. Kilyos tarafına bakıyordu, sorumlu komutandı, bir gün beni çağırdı ve ’Kısırkaya Köyü mevkiinde boş köy arazileri var; ben muhtarla konuştum, boş arazilerin haritasını çıkarttı. Bunları organize edelim, köy satış senedi yapılarak yasallaştırdıktan sonra üzerimize alırız’ dedi. Ben de ’tamam’ dedim… Murat Oğuz, Kısırkaya Köyü pafta 4’te bulunan parsel 93 ile 193 sayılı parselde bulunan araziyi köy muhtarlığı aracılığıyla özel şirket olan Mehmetçik İşletme Tesisleri’ne satışını yaptı. Daha sonra köy satış senedi çıkarıldı. Bu da Murat Akgün adına çıkarıldı. Sarıyer belediyesine fotokopileri verildi ve harçları yatırıldı. Aradan 1 yıl geçtikten sonra Milli Emlak’a başvurulacaktı.”
“Sahte plakalı oto sattım”
(Polisin, ’1 Mart tarihinde yaptığınız telefon görüşmesinde Rabia Güney ile görüştünüz ve 2 milyar liradan bahsettiniz. Bu parayı nereden aldınız, nereye verecektiniz?’ sorusuna ise yanıtı şu oluyor): “Rabia Güney benim eşim olur. Bahse konu 2 milyar satmış olduğumuz sahte plakalı otomobilin parasıdır. Bizim işimiz patlak verdiği için bu parayı geri ödemek için karar vermiştik, eşimden bu parayı onun için istedim.”
“Murat’la hiç yatmadık”
(Tuncay Güney polise, Teğmen Oğuz’un da gey olduğunu söylüyor): “Murat Oğuz da benim geydir ancak vücut yapılarımız uyuşmadığı için hiç yatmadık. Murat Oğuz’un postası vardı, ismi Ulaş, soyadını bilemiyorum, Elazığlı. Onunla yatıyordu. Benimle Ulaş arasında seks yapmak üzere bağlantı kurmak için ’Senin ince işini, yani Elazığ işini halledeyim’ diye konuştu.”
 



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.