Yeniçağ
- Temmuz 2, 2008
Korku egemenliği
Artık her şey olabilir!
Ergenekon soruşturması kapsamındaki şok gözaltılara, CHP lideri Baykal’ın tepkisi sert oldu. Grup toplantısında konuşan Baykal, “Artık her an her şey olabilir. Sürpriz tutuklamalar, gözaltına almalar Türkiye’nin normal demokrasi devleti olma noktasından çıktığının göstergesidir” dedi.
Başbakan’ın davası
Toplumun tanıdığı, sorumluluk üstlenmiş insanların gözaltına alındığına, arandığına dikkat çeken Baykal, “Herkesin dikkatini çekmeye çalışmıştım. Süreç 1 yıldır, iddianame olmadan yürüyor. Başbakan bu davanın basın sözcüsü! Böyle bir hukuk süreci olabilir mi?” diye konuştu.
Baykal ateş püskürdü
Ergenekon soruşturması kapsamındaki gözaltıları eleştiren CHP lideri, “Toplumu sindirmeyi amaçlıyorlar. Türkiye bir yıldır korku egemenliği altında tutuluyor” dedi
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Ergenekon soruşturması kapsamında dün gerçekleştirilen gözaltıları değerlendirirken, Başbakan Erdoğan’ı sert bir dille eleştirdi. Baykal, Türkiye’nin tarihi bir kırılma yaşadığını, bunun çok önemli bir aşamasına gelindiğini, ülkenin bir tarihi ayrışma noktasına doğru hızla çekilmek istendiğini savundu. Baykal “Şok gözaltılarla toplumu sindirmeyi amaçlıyorlar. Türkiye 1 yıldır korku egemenliği altında tutuluyor” dedi.
Böylesi yaşanmadı
Baykal, toplumun çok saygıdeğer insanlarının birden bire gözaltına alınması uygulamasının, bunun sistematik şekilde zaman içinde değiştirilip sürdürülmesinin normal bir hukuk devletinde, istikrarlı demokraside kesinlikle yaşanmayacağını savundu. Baykal, “Artık her an, herkes, ’Her şey olabilir. Ben ne zaman alınacağım? Kim, kimi ihbar ediyor? Ne var?’duygusu, psikozu, korkusu egemenliği altına girmeye başlamıştır. Artık her an, herkes, ’Her şey olabilir. Ben ne zaman alınacağım? Kim, kimi ihbar ediyor? Ne var?’ duygusu, psikozu, korkusu egemenliği altına girmeye başlamıştır” diye konuştu.
Şimdi tablo değişti
Cumhuriyet ilan edildikten sonra böyle gözaltı ve tutuklamaların yaşandığını, Cumhuriyeti kökleştirmek, tepki gösteren çevreleri etkisiz kılmak için böyle uygulamalar yapıldığını hatırlatan Baykal, “Ama o zaman ki gözaltı ve tutuklamalar da laik Cumhuriyeti benimsemeyen, ona karşı çıkmak isteyen çevreleri etkisiz kılma çabası vardı. Şimdi geldiğimiz noktada tablo değişti. Şimdi Atatürkçüler, laik Cumhuriyete inananlar, bu saldırıların hedefi haline geldi” dedi. “Bu böyle gitmez” diyen Baykal, suçu olan herkesin hesap vermesi gerektiğini de belirtti. Baykal, şunları kaydetti: “Buradaki olay, hukuk olayı olmaktan çıktı. Başbakan’ın davası bu. Ergenekon davası değil, Başbakan’ın kişisel davası bu. Ben herkesin dikkatini çekmeye çalışmıştım. Süreç 1 yıldır iddianame olmadan yürüyor. Başbakan bu davanın sözcüsü gibi. Böyle bir hukuk süreci olabilir mi?”
++++++
Özyürek: Toplumu yıldırma hareketi
CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, peş peşe gelen gözaltıların toplumu yıldırmaya yönelik olduğunu iddia etti. Özyürek, gözaltına alınanların muhalif kişiler ve laik, demokratik Cumhuriyetin yılmaz savunucuları olduklarını söyledi. Özyürek, “Muhalefete, laik ve demokratik Cumhuriyeti savunanlara dönük bir yıldırma ve korkutma hareketi genişleyerek devam ediyor” dedi. Gözaltıları değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi, “Ülkenin bütünlüğünden yana olanlar, iktidarın yanlışlıklarını belgeleriyle ortaya koyanlar, tek tek toplanıyor” diye konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de “Yurt dışından bakıyoruz, Anayasa Mahkemesi davasıyla, yargıya büyük baskı var. Ergenekon Davasıyla ilgili olarak da büyük destek var. Bunu yapanlar, hep aynı insanlar. Anayasa Mahkemesine baskı yapanlar ile Ergenekon Davasını destekleyenler, yurt dışında aynı insanlar” dedi.

You must be logged in to post a comment.