Paşanın arşivinden darbe planları çıktı


Şener Eruygur, arşivinden çıktığı öne sürülen ‘Yakamoz’ ve ‘Ayışığı’ planları için ‘Bunlarla ilgim yok. Bu şemalar bir suçu ispat etmez’ dedi. Hurşit Tolon da darbe girişimi iddialarını yalanlarken, evinde Yaşar Büyükanıt’a ait ‘kişisel bilgi klasörü’ olduğunu kabul etti

İSTANBUL - Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Orgeneral Şener Eruygur’un arşivinden, ‘darbe planı’ çıktığı öne sürüldü. Eruygur, “Aramalarda ele geçirildiği söylenen Yakamoz ve Ayışığı darbe planları ile ilgili olan ayrıntılı slayt gösterileriyle benim herhangi bağım ve ilgim yoktur. Bu tür şemalar, herhangi bir suçu ispat etmez” dedi. Aynı soruşturmada tutuklanan emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un arşivinde yapılan aramada ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın kişisel bilgileri ve mali hesap hareketlerinin yer aldığı bir klasör bulunduğu öne sürüldü. İddiaya göre Tolon sorgusunda klasörlerin varlığını kabul edip, “Ege Ordu Komutanlığım döneminde kimin tarafından göderildiğini bilmediğim belgelerdir” dedi. 
Hürriyet Gazetesi dün, Tolon ve Eruygur’un hâkimlik ifadelerini yayımladı. Tolon,  50 senelik askerlik hayatında yeminine sadık kalarak hiçbir eyleme katılmadığını söylerken, oğlunun evinden çıkan ve Ergenekon yapılanmasıyla ilgili belgelerden emniyette haberdar olduğunu söyledi. Tolon’un sorulara şu yanıtları verdiği belirtildi:

Emekli olunca eve intikal
Büyükanıt’ın klasörü: “Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile ilgili kişisel ve ailevi bilgilerin bulunduğu klasör eki belgeler bana Ege Ordu Komutanlığım sırasında kimin tarafından gönderildiğini bilmediğim belgelerdir. Özel bir maksat güdülmemiştir. Özel kalem müdürüm tarafından rutin arşivleme sistemine tabi tutulmuş görev değişikliğiyle ilgili belgeler 1. Ordu Komutanlığı’na, oradan da emekli olunca da evime intikal ettirilmiştir.”
Günlükleri niye tekzip etmedin?: “Kamuoyunda darbe günlükleri olarak bilinen günlüklerde benimle ilgili kısımlarda herhangi bir yanlışlık görmediğim için bu konuda tekzip yapma ihtiyacı hissetmedim. Çünkü herhangi bir şekilde kişilik haklarım zedelenmemişti. Ümit Sayın’ın (soruşturma kapsamında tutuklandı, İÜ’de görevli doçent) kendisi ve kurumu ile ilgili rapor arz etmek istemesinin sebebini ziyaretlerinde anladım. Bu rapor doğrudan bana teslim edilmemiş, 1. Ordu Karargâhı’na verilmiştir. Kendisi bana ‘devletin bekası ile ilgisi olduğunu’ söyledi. Çalıştığı kurumun bölücü örgüt mensuplarınca kadrolaştığını ve irticai yapılanmanın da büyüdüğünü, bunda  yeni rektörün payının bulunduğunu ima etmiştir. Ben burada Kuvayı Milliye Derneği’nde çalışan ve bu dernek tarafından kendisine istihbarat yapma- sağlama görevi verilen Erkut Ersoy adlı kişinin oğlum Ali Tolga ile irtibat kurduğunu öğrendim. Tolga bana bu kişiden hiçbir suretle bahsetmemiştir.”

Aksu’nun şeceresi
Abdülkadir Aksu’nun bilgileri: “Fişleme olarak bilinen ve kişilerin dünya görüşleriyle ilgili notlar içeren evrakta Ege Ordu Komutanlığım sırasında bana gönderilen belgelerin, özel kalemim tarafından arşivlenmesiyle oluşmuştur. Kimseyi fişlemek gibi bir kastım yoktur. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ile ilgili şecere çalışması da yukarıdaki açıklamalarım ışığında değerlendirilmeldir. Bilgi notlarının arşivimde bulunmasının yasal sakıncası yoktur, çünkü bizzat benim tarafımdan gizlilik derecesi takdir edilen evraktır. İki kişi arasındaki görüşme tutanakları da yine yukarıda açıkladığım gerekçe doğrultusunda elime geçmiştir.”
İşin içinde olsaydım yok ederdim: “Benim ayrıntılı yapılanmasını burada öğrendiğim bu tür bir örgütlenme ile ne dün ne bugün ne de yarın ilişkim olabilir. Bu tür yapılanmada bulunan kişilerle hiçbir ortak paydam bulunmamaktadır. Vereceğiniz kararda yaşım, sağlık durumum ve sosyal statümün de dikkate alınmasını talep ederim. Ben bu davayı bir yıla yakındır bilirim, eğer böyle bir örgütte olsaydım, beni ele verecek diğer şüphelilerin tutuklanma gerekçeleri arasında gösterilen belgeleri yok ederdim.”

Teamüllere aykırı senaryo
Emekli Orgeneral Eruygur’un da sorgusunda aramalarda ele geçirildiği öne sürülen Ergenekon belgeleriyle ilgisi olmadığını söylediği öğrenildi. Eruygur’un Yakamoz ve Ayışığı isimli darbe planlarıyla ilgili sorulara şöyle yanıt verdiği belirtildi:
Şemalar bir şey ifade etmez: “Aramalarda ele geçirildiği söylenen Yakamoz ve Ayışığı darbe planları ile ilgili olan ayrıntılı slayt gösterileriyle de benim herhangi bağım ve ilgim yoktur. Bu tür şemalar, herhangi bir suçu ispat etmez. Kamuoyunda darbe günlükleri diye bilinen yayınlarla ilgili herhangi bir tekzipte bulunmadım. Çünkü bu günlüklerin sahibi olarak gösterilen emekli Oramiral Özden Örnek bu bilgilerin kendisine ait olmadığını ifade etmiş ve bu konu mahkeme kararı ile de tescil edilmiştir. Kaldı ki bu günlüklerdeki senaryolar askeri teammüllerle bağdaşmamaktadır. Jandarma Genel Komutanlığı’nı temsil eden şahsımın böyle bir organizasyon yapabilmesi mümkün değildir. Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı olmam dolayısıyla bana kurulan yıpratma amaçlı bir komplodur. MGK üyesi olmam nedeni ile aramızda doğaldır ki bazı konularda tartışma olacaktır. İfade edildiği gibi bir çalışma kesinlikle vuku bulmamıştır.”  
Ahlaki değil: “Bahsettiğiniz Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve yakın akrabalarıyla ilgili mali hesap hareketlerini, kişisel ilişkilerini vs. içeren klasörü ilk kez sizin burada söylemenizle öğrenmiş oldum. Benim böyle bir arşivleme çalışmasına ihtiyacım yoktur. Benim gösterilen tüm deliller içerisinde şiddetle reddettiğim ve kesinlikle komplo olduğunu düşündüğüm delil, Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve ailesi ile ilgili kayıtların bulunduğu klasördür. Böyle bir klasör oluşturmanın bana hiçbir yararı olmayacağı gibi, alçakça bir davranıştır. Ahlaki değildir.”
Oktay Yıldırım imzalı mektup: “Benim kişisel bilgisayarımda Oktay Yıldırım imzalı mektubun kimin tarafından gönderildiğini bilemiyorum. Ben genellikle tanımadığım kişilerden gelen mesajları silerim. Bana yüzlerce bu şekilde mesaj gelir. Doğu Perinçek ile hiçbir şekilde ilişkim yoktur. Mehmet Gül ile tanışırım. Vefat etmeden önce savcılıkça aranmasıyla ilgili müdahalem olmamıştır. Ergün Poyraz’a Jandarma bütçesinden resmi veya gayri resmi herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Ergün Poyraz, şehit edilen Necip Hablemitoğlu’nun cinayetinin aydınlatılmasıyla ilgili çalışma yaptığını ifade ederek yanıma geldi. Bana Ergün Poyraz’ı MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç yönlendirmişti. Zanna dayalı bazı beyanlarda bulundular. Ancak herhangi bir delile dayanmıyordu.”
Davut Çolak’ı tanımam: “İstanbul’daki ikametimde hakim-savcıların kişisel bilgileri ile ilgili kayıtların çıktığı dokümandan sizin söylemenizle haberdar oldum. Böyle bir kaydı tutmam sözkonusu olamaz. Kaynak olarak bahsi geçen Davut Çolak’ı tanımam. Kemal Alemdaroğlu’nun 02.02.2008 tarihinde bir bayanla yaptığı ve rektörlerin Ankara’ya çağrılıp ADD tarafından Meclis’e yürütülmesi gibi konu benim bulunmadığım bir ortamda konuşulmuş, tahminimce ilgililerin kendilerince yorum yaptıkları bir konudur.”
***
Tolon’un müzik CD’leri ve Gülen dosyası da alındı
Tolon’un evinde yapılan aramada fotoğrafları, müzik CD’leri de dahil olmak üzere pek çok belgeye el konuldu. Belgeler arasında ‘Fethullah Gülen’ yazılı dosya da dikkat çekti. Tolon Paşa’nın evinde el konulup götürülenlerin listesi şöyle:
“Üzerinde ‘ABD-İran Sempozyumu 12 Aralık 2007 fotoğraflar’ yazılı bir adet CD, üzerinde Kocaeli Üniversitesi’nde konferans 13 Aralık 2006 yazılı üç adet CD, üzerinde www.kuvayi.milliye.org.tr  ve iki adet telefon numarası ve Rauf Dnktaş’ın ziyaretiyle ilgili TV haberleri yazılı CD, üzerinde ‘Sky TV’de Hayatın Nabzı programı Rauf Denktaş’ yazılı CD, Üzerinde ‘Bursa Mitingi Müzikleri’ yazılı üç adet VCD, Üzerinde ‘4 Kasım 2006 Halk Yürüyüşü’ yazılı CD, Üzerinde ‘Laiklik, İrtica ve Cumhuriyetin Geleceği Paneli 1 Kasım 2006’ yazılı CD, Üzerinde ‘Darende Ziyareti 27 Mart 2006’ yazılı CD, ‘Resimler’ yazılı CD, bir adet laptop bilgisayar, şeffaf kutu içinde üzerinde TM 0020 yazılı 16 sayfalık telefon fihristi, yatak odasında ‘Laik Cumhuriyetten Yana Siyasi Parti Liderlerine’ yazılı bilgisayar çıktısı, Milli Egemenlik Hareketi Açıklaması’ başlıklı bilgisayar çıktısı, ‘14 Şubat 2008 Milli Egemenlik Hareketi Açıklaması- Kamran İnan’ yazılı bilgisayar çıktısı, Üzerinde siyah kalemle yazılmış ‘Mehmet Bedri Gültekin’ yazılı bilgisayar çıktısı, ‘Ulusal Platform Güç Birliği’ başlıklı üç sayfalık not, bir adet üzerinde iki CD bulunan yan kapakları sökülmüş durumda bilgisayar kasası, bir adet üzerinde ‘F.Gülen’ yazılı CD, yazısız 20 civarında CD.
***
‘Taksim’de bombalı eylem’ iddiası
Eruygur ve Tolon’un arşivinden çıkan belgelerde Ergenekon terör örgütünün, kaos ortamı oluşturmak amacıyla bombalı saldırılar planladığı iddia edildi. Zaman gazetesinde yer alan habere göre hedef seçilen yer İstanbul Taksim Meydanı’ydı. İdialara göre eylemlerin tetikçiliği için ‘Sahte Yeşil’ Osman Gürbüz’e bağlı eski uzman çavuşlar ve PKK itirafçılarından altı kişilik bir tim oluşturan örgüt, 1977’deki 1 Mayıs olaylarına benzer bir eylem üzerinde çalıştı.
Öte yandan Jandarma Genel Komutanlığı’nda dinlemelerin yapıldığı Mali Teknik Daire Başkanlığı görevi de yapan Albay Atilla Uğur ile ‘Sahte Yeşil’ lakaplı Osman Gürbüz’ün buluşmalarının kayda alındığı da iddia edildi. Taksim’de bombalı eylem planı iddiaları daha önce de ABD’de faaliyet gösteren Hudson Enstitüsü’nde gündeme gelmişti. 13 Haziran 2007 tarihinde yapılan toplantıda konuşulan ve hayali olduğu söylenen senaryoya göre haziran ayı sonunda Anayasa Mahkemesi Başkanı bir suikasta kurban gidiyordu. Aynı tarihlerde PKK’nın canlı bombası İstanbul Beyoğlu’nda 50 kişinin ölümüyle sonuçlanacak bombalı eylem yapıyor, sonra da Türkiye 50 bin askerle Kuzey Irak’a giriyordu.



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.