Milliyet
- Kasım 7, 2008
Skandal zinciri
Bursa’nın Mudanya ilçesinde 14 yaşındaki B.Ç.’ye cinsel istismardan tutuklanan Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, 6 ay cezaevinde yattıktan sonra art arda gelen hatalar zinciri, ihmal ve tarafların duyarsızlıkları nedeniyle özgürlüğüne kavuÅŸtu. İşte toplumda infiale neden olan olayda, tarafların yaptığı ihmal, hata ve duyarsızlıklar…
AİLE
Baba şikâyetçi olmadı
Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruÅŸmada kızı istismar edilen baba Bekir Ç., sanık olan eÅŸi Livaze Ç. ve Hüseyin Üzmez’den ÅŸikâyetçi olmadığını söyledi. Livaze Ç. ile B.Ç. Üzmez de önceki ifadelerini deÄŸiÅŸtirdi.
Anne Livaze Ç., polis ve savcılık ifadesinde, Üzmez’in erkekliÄŸinin uyanmadığını belirterek, “Kızıma bir zarar veremeyeceÄŸini bildiÄŸimden Üzmez’in kızımla birlikte kalıp kendini tatmin etmesine bir nevi göz yumdum. Bunun nedeni Üzmez’in bize maddi destekte bulunmasıdır” demiÅŸti. Livaze Ç., mahkemede ise, ifadesini deÄŸiÅŸtirerek, Üzmez’in kızıyla yalnız kalmadığını söyledi.
Üzmez’in kendisine yaptığı cinsel saldırıları detaylarıyla anlatan B.Ç. de, duruÅŸmada zaman zaman aÄŸlayarak, “Daha önceki soruÅŸturmalarda verdiÄŸim ifadeleri kabul etmiyorum. Kimseden ÅŸikâyetçi deÄŸilim” dedi. Üzmez’in tahliyesinden sonra olaya müdahil olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, mahkemeye sunduÄŸu raporda, annesinin cezaevine girmesi korkusuyla B.Ç.’nin ifade deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olabileceÄŸini belirtti.
NİMET ÇUBUKÇU VE SHÇEK
Sosyal Hizmetler geç müdahil oldu
Hüseyin Üzmez’in 26 Nisan 2008′de tutuklanmasından üç gün sonra katıldığı bir toplantıda gazetecilerin konuyla ilgili soruları üzerine konuÅŸan Devlet Bakanı Nimet Çubukçu şöyle dedi:
“Çocukların maÄŸdur olduÄŸu konularda hassasiyetim had safhadadır. Çocuklar sadece çocuk oldukları için korunmaya muhtaçtır ve çocuk oldukları için maÄŸdurdur. Burada karine, çocuÄŸun masumiyeti karinesidir. İnsani, vicdani ve hukukçu olarak hiçbir ÅŸekilde kabul edilemez.”
Ancak Çubukçu’nun bakanlığına baÄŸlı olan SHÇEK, hassasiyet göstermekte gecikti ve davaya Üzmez’in tahliyesinden sonra müdahil oldu. B.Ç.’yi 26 Nisan’da devlet koruması altına alan SHÇEK, küçük kızın haklarını savunmak için müdahillik baÅŸvurusunu bu tarihten 6 ay sonra yaptı.
Yanlış numara yüzünden 5.5 ay gecikme
Bu arada SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış’ın dün TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda yaptığı açıklama, kurumun avukat tahsisi konusunda yaptığı ihmali de ortaya çıkardı. B.Ç.’ye avukat atama aÅŸamasında SHÇEK’in Hazine’ye yanlış dosya numarası gönderdiÄŸi, bu yanlışını da ancak 5.5 ay sonra düzelttiÄŸi anlaşıldı. Olan yine B.Ç.’ye oldu ve küçük maÄŸdur bu sürede avukatsız kaldı.
ADLİ TIP KURUMU
Ruhsal ve bedensel bozukluk bulamadılar
UludaÄŸ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh SaÄŸlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nca 18 Temmuz 2008′de verilen raporda B.Ç.’de ‘patolojik düzeyde anksiyete ve depresyon’ bulgusu saptandı. Ancak B.Ç.’nin ailesinden ayrılmış olması nedeniyle üzüldüğü, olaylardan kendisini sorumlu tuttuÄŸu belirtilerek, psikolojik rahatsızlığın tam olarak hangi olayla baÄŸlantılı olduÄŸunun belirlenemediÄŸi bildirildi. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu ise, 19 Eylül tarihli raporunda, olay sonucunda B.Ç’nin ‘ruh ve beden saÄŸlığının bozulmadığı’ yönünde karar verdi.
Adli Tıp Kurumu’nun hafta sonu hariç bir günde hazırladığı rapor, konunun uzmanlarının tepkisini çekti. SHÇEK ise, Adli Tıp raporunun ‘bilimsel ve mantıksal dayanaktan yoksun olduÄŸunu belirterek’ maÄŸdurla yapılan görüşme raporlarını mahkemeye sundu. Söz konusu raporda B.Ç.’nin sürekli aÄŸladığı, bakışlarının donuk olduÄŸu, endiÅŸeli bir ÅŸekilde parmaklarıyla oynadığı vurgulandı.
HASTANE
Yaşı zamanında bildirmedi
Tahliyeye yol açan etkenlerin en önemlisi, B.Ç.’nin yaşıyla ilgili belirsizlik oldu. Üzmez’in cezalandırılmasının isteneceÄŸi TCK maddesini belirleyebilmek için B.Ç.’nin yaşının tespit edilmesi gerekiyordu. İlk duruÅŸmada maÄŸdurun yaÅŸ tespiti için annenin beyanı doÄŸrultusunda İnegöl Devlet Hastanesi’nden B.Ç.’nin doÄŸum kaydı istendi. Hastane, “doÄŸum kaydına ulaşılmadığı” yönünde mahkemeye yanıt gönderdi.
Bunun üzerine ikinci duruÅŸmada B.Ç.’nin 15 yaşını doldurmuÅŸ olabileceÄŸini belirten savcı, suçun vasfının deÄŸiÅŸebileceÄŸine dikkat çekerek tahliye istedi. Mahkeme de, bu isteme uyarak Üzmez ve anne Livaze Ç.’yi tahliye etti.
MAHKEME
Rapor çelişkisi giderilmedi
Mahkeme, iki farklı kurumdan gelen raporlardaki çeliÅŸkiyi gidermek için bir karar almadı. Ayrıca Bursa Baro BaÅŸkanı Zeki Kahraman’ın iddiasına göre, Bursa Barosu’nca görevlendirilen avukat Rezzan Alyanak Reisli, Adli Tıp Kurumu’nun “bedensel ve ruhsal açıdan saÄŸlığının bozulmadığı”na iliÅŸkin rapora itiraz etmek için söz istedi ancak mahkeme söz hakkı vermedi.
Kahraman, mahkemenin bu tutumuna B.Ç. ve babasının şikâyetçi olmamalarının yol açtığını savundu.
MAHKEMEYE YENİ GÖNDERİLDİ
Doğum kayıtları bulundu
Hastane daha sonra B.Ç.’nin doÄŸum kayıtlarını bularak 3 Kasım’da mahkemeye gönderdi. Mahkemenin ilk talebini, ciddiyetle araÅŸtırmayan hastane de, tahliye kararında önemli rol oynadı.
Mahkemenin verdiÄŸi tahliye kararını yaÅŸ tespiti yapılamamasına baÄŸlayan Bursa Barosu BaÅŸkanı Zeki Kahraman, “Mahkeme, sanıkların, 15 yaşını doldurmuÅŸ çocuÄŸa cinsel istismar suçunu düzenleyen ve ceza alt sınırı 6 ay olan TCK’nın 104. maddesine göre yargılanma ihtimalini deÄŸerlendirdi. Üzmez’de 6 aydan fazla yattığı için daha fazla maÄŸduriyete sebep vermemek için bu karara varıldı. İkinci duruÅŸmada doÄŸum kaydının gelmiÅŸ olması halinde tahliye kararının verilmesi hukuki yanlış olurdu” dedi.

You must be logged in to post a comment.