Temiz elle kavgası


Başbakan Erdoğan, CHP lideri Baykal’ın Ergenekon operasyonuna dair “Başbakan’ın bildiği bir şeyler mi var” sözlerine, “Başbakan’ın tabii ki bir şeyler bilmesi lazım. Çünkü hesap ondan soruluyor.Nereden geliyor, nereye gidiyor, tabii bilmesi lazım. En az senin kadar bilmesi lazım” yanıtını verdi. Erdoğan, Baykal’ın “Başbakan savcıysa ben de avukatım” sözüne de mafyanın ya da çetelerin avukatı olmadıklarını söyleyerek çıkıştı.

Erdoğan, AKP grup toplantısında şöyle konuştu:

SORUŞTURMAYI TEŞVİK EDİN: Şu araştırılmasın, bu soruşturulmasın demek, bir şeylerin örtbas edilmesini istemek yerine, hepimizin iyiliği için, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetin geleceği için eksik araştırmayı, yetersiz soruşturmayı eleştiren bir muhalefet anlayışına Türkiye’nin ihtiyacı var. Hepimizin sorumlu, sağduyulu olması gereken bir süreçten geçiyoruz.

ÇETENİN AVUKATI DEĞİLİZ: Bir ilke olarak söylüyorum: Biz mafyanın, çetenin avukatı değiliz. Yargının, savcının yürütmeye verdiği görevi de yerine getirme görevimiz var. Olay budur.

TEMİZ ELLERE ÖZENİYORDUNUZ: İtalya’da ‘Temiz Eller Operasyonu’ yapıldığı zaman bizde bu ne zaman yapılacak diye hayran hayran bakanlar, bizde bu adımlar atıldığı zaman niçin rahatsız oluyorlar? ‘Acaba Başbakan’ın bildiği bir şeyler mi var?’ Başbakan’ın bildiği bir şeyler olması lazım zaten, çünkü hesap ondan soruluyor. Nereden ne geliyor, ne gidiyor diye tabii ki bir şeyler bilmesi lazım, en az senin kadar bilmesi lazım. Biz aklı selimin gereğini yapıyoruz.

GAYRIMEŞRU ARAYIŞLAR:

Herkes, açık ve şeffaf olmak durumundadır. Milletin onayından geçmemiş bir milli menfaat tarifi yapılamaz. Son zamanlarda, özellikle parlamento çatısı altını yok farz etme gayreti içerisinde olanlar var. Bu fevkalade yanlış bir gidiş, çok yanlış bir anlayış tarzıdır. Bu noktada bizler, kararlı duruşumuzu sürdürmek durumundayız. Özellikle bu çatı, kesinlikle gücünü korumak durumundadır. Türkiye, gayrımeşru yapılanmalardan, hukuk dışı arayışlardan er ya da geç kurtulmak durumundadır.

ELİTLERİN SİYASETİ ARTIK BİTTİ: Modernleşme talebini seslendirecek ve öncülük edecek bir orta sınıf gelişmemişti. Siyaset de toplumdan kopuk bir elitler arası mücadele şeklinde yürüyordu. Toplum, modernleşme sürecini kesintiye uğratabilecek ya da tersine çevirebilecek tehlikelerin kaynağı olarak görülüyordu. Dolayısıyla siyaset, toplumun dışında, devlet mekanizmasının kendi içinde ürettiği bir meşruiyet zemininde yürütülüyordu. Bugün bu siyaset anlayışını devam ettirmek isteyen, siyasetin toplum üstü bir etkinlik alanı olarak tanzimini amaçlayan siyaset içi ve dışı aktörler, bir ölçüde varlıklarını muhafaza etmektedirler.

Ölüm en büyük nasihat

ERDOĞAN konuşmasına Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, şair Erdem Bayazıt ve işadamı, eski Enerji Bakanı Ersin Faralyalı’nın ölümünden duyduğu üzüntüyü belirterek başladı. Bayazıt’ın “Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm / Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm” dizelerini okuyan, Hasan Doğan’dan yine “kardeşim” diye bahseden Erdoğan, “Üç değerli insanın kaybıyla, bizi bizle beraber tutan, güçlü, umutlu kılan ortak duygu dünyasının bir kere daha farkına vardık” dedi. Cenaze törenlerinden Türkiye’nin ortak bir duyguda buluşmasını sağlayacak ibret dersleri çıkarmak gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Çünkü ölüm en büyük nasihat” diye konuştu.

Çiçek: CMK’yı bilmiyorlar

BAŞBAKAN Yardımcısı Cemil Çiçek, Ergenekon soruşturmasındaki tutukluluk süreleriyle ilgili eleştiriler için “Ceza Muhakemesi Kanunu’nu bilmiyorlar” dedi. Grup toplantısına gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çiçek, “CMK’nın 108. maddesi açık. Tutukluluk süresi 1 ayı geçince o dosyaya yeniden bakılacağına ilişkin hüküm var” diye konuştu.

——————————————————————————–

Önce ellerini temizle

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon operasyonunu İtalya’daki ‘Temiz Eller’e benzeten Başbakan Erdoğan’a, “Temiz eller operasyonunu yapmak için düğmeye basacak olanın önce kendi eli temiz olmalıdır. Sen Mustafa Balbay’ı, askerleri temiz Türkiye’yi engellediği için mi gözaltına aldın? Sen milletvekili dokunulmazlığını kaldırmadan büyük söz söyleme hakkına sahip değilsin. Sen susacaksın” diye sert yanıt verdi.

Baykal, şunları söyledi:

BİR GARABET VAR: (Ergenekon operasyonuna ilişkin) Sanıklar biliniyor, suç bilinmiyor. Bu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, AİHM kararlarına, hukukumuza, anayasamıza aykırıdır. Yoksa ne istediğinizi mi bilmiyorsunuz? Bir garabet var. Böyle bir dava skandaldır. (Baykal’ın bu eleştirileri yönelttiği dakikalarda Ergenekon iddianamesinin tamamlandığına ilişkin bilgi “son dakika” gelişmesi olarak duyuruldu.)

FİNANSÖR DEDİLER: Birisi Ergenekon’un kasası diye içeri alınıyor (Kuddusi Okkır). İçerde eriyor, yatağa düşüyor. 11 ay orada tutuluyor ve bırakılışından 3 gün sonra can veriyor. Bunu insanlıkla bağdaştırmak mümkün değil. Finansör dediler, belediyenin katkısı ile cenazesi kaldırıldı.

ORTADA ASKER VAR, TANK YOK: Bunlar Ümraniye’de bulunan bombalarla başladı. Tıpkı Sinan Aygün’ün ofisinde bulunan silah gibi. Bizim usul hukukumuz “Deliler saklanır” diyor. Sakladık mı, hayır. Ortada yığınla sanık var, cephane yok. Ortada asker var ama emekli, tank yok, top yok.

DARBEYİ ŞİMDİ Mİ YAPACAKLARDI, ÖNCEDEN Mİ: Bir darbe söylemidir gidiyor. Ama bu örgüt darbeyi geçmişte yapmak üzere kuruldu da şimdi hesabını mı soruyoruz, yoksa darbeyi şimdi yapacaklardı da bunun hesabını mı soruyoruz; orası da net değil!

VER BANA İDDİANAME: 7 Temmuz’da Gaziantep’ten yola çıkacak bir ayaklanma iddiası ise konu farklı. Emekli askerler, astsubaylar… Oradaki koca Silahlı Kuvvetlere rağmen mi yapacaklar? Ver bana iddianame, kim yaptı, ne yaptı niçin yaptı. Hesabını birlikte soralım.

GERÇEK SAVCILAR GÖREVE: Gerçek savcıların, gerçek hakimlerin ayağa kalkmasını bekliyoruz. Hukukumuz güçlenirse, demokrasimiz de güçlenir, laikliğimiz de.

BİLGİSAYARDAN İZLİYORLAR MI: Başbakan’a ve Adalet Bakanı’na soruyorum: İstanbul’da yürütülmekte olan davanın gizli olan ilk soruşturma aşamasına yönelik bilgilerin, belgelerin, dosyanın UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) çerçevesinde Adalet Bakanlığı Bilgisayar İşlem Merkezi tarafından izlenmesi, değerlendirilmesi imkanı var mıdır? Eğer varsa, ilk tahkikatın gizliliği ilkesinin Adalet Bakanlığı açısından geçerli olmadığı kabul edilmiş olacaktır.

Belgeleri göremiyoruz

ADALET Bakanlığı, UYAP sorusunu yönelten Baykal’a yanıt verdi: “Cumhuriyet savcıları dışında hiçbir bakanlık yetkilisi, hakim, savcı ya da bilgi işlem merkezi personelince soruşturma bilgi ve belgelerinin görülmesi mümkün değildir.”



You must be logged in to post a comment.



Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Bu yazıyla ilgili başka bir yazı bulunmuyor.