Sabah
- Mayıs 22, 2008
YARGIÇLARDAN YARGIYA BASKI
Anayasa Mahkemesi, AK Parti davasını da yakından ilgilendiren türbanla ilgili Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸini görüşmeye hazırlanırken Yargıtay’dan bu deÄŸiÅŸikliÄŸi de içeren, son yılların en sert bildirisi geldi. Yargıtay BaÅŸkanlar Kurulu imzasıyla yayınlanan bildiride, Yargıtay BaÅŸsavcısı’nın AK Parti’ye açtığı kapatma davasının “Kurumsal olduÄŸu” özellikle vurgulandı ve buna iliÅŸkin eleÅŸtirilere muhtıra gibi yanıt verilerek Anayasa Mahkemesi’nin Ak Parti’yi kapatması gerektiÄŸi ima edildi. Yargıtay BaÅŸkanlar Kurulu’nun dünkü toplantısı sonunda, CumhurbaÅŸkanı seçim sürecindeki Genelkurmay’ın 27 Nisan e-muhtırası benzeri, 5 sayfalık ağır bir bildiri yayınlandı.
TÜRBANDA HIZ
“Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara ve yeni tanımlamalara konu edilmesinden ve yargıya yönelik saldırıların artmasından duyulan kaygı”nın sonucu olarak yayınlandığı ifade edilen bildiride öncelikle “Sivil Anayasa” hazırlıkları eleÅŸtirildi. Yeni anayasa çalışması askıya alınırken Anayasa Mahkemesi gündeminde bulunan, AK Parti davasını da yakından ilgilendiren “türban düzenlemesi” ile ilgili şöyle denildi: Toplumun yoÄŸun ve isabetli refleksi, anılan taslağın yasalaÅŸtırılması giriÅŸiminde duraksama yaratmış; ancak Anayasa’nın 10 ve 42′nci maddeleriyle ilgili deÄŸiÅŸiklik engellenemeyen bir hızla yasalaÅŸtırılmıştır.” Bildiride, AK Parti hakkındaki davaya özel vurgu yapıldı.
BAÅžSAVCIYA HUSUMET
Yargıtay BaÅŸsavcılığı’nın Anayasa ve yasaların verdiÄŸi sorumluluÄŸun sonucu olarak AK Parti davasını açtığı belirtilen bildiride, “Ne var ki talebin muhatapları ve onun yandaÅŸları, iddianamenin kurumsal olduÄŸu gerçeÄŸini gözardı ederek, akla mantığa ve hukuka aykırı tavır, sözlem ve yazılarla ve hatta çoÄŸu suç teÅŸkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcısı’nı, toplumun tepki ve husumetine muhatap kılmaya yönelmiÅŸlerdir” denildi.
HER YOL DENENİYOR’
BaÅŸkanlar Kurulu, AK Parti davasındaki, “üçüncü yol arayışları” ve AB temsilcilerinin açıklamalarını içeren güncel geliÅŸmeleri de şöyle eleÅŸtirdi: “Yargı huzurunda, kendini ve siyasi teÅŸekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine, ‘dilediÄŸi her ÅŸeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı’ gibi ÅŸaşırtıcı bir inançla, Yargıyı ve mensuplarını halka ÅŸikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kiÅŸi ve kuruluÅŸların yardım ve katkılarını saÄŸlayarak, Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle, açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuÅŸtur.”
STRATEJİ TASLAĞI
Yargıtay’ın bildirisinde, bu açıklamanın asıl nedeni olan Yargı Reformu Strateji Taslağı ve bu taslağın Avrupa Komisyonu’nun GeniÅŸlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’e sunulmasıyla baÅŸlayan tartışmalara da geniÅŸ yer verildi. Yargıtay’ın bu yöndeki uyarılarına gereksiz karşılıklar verildiÄŸi belirtilen bildiride, “Kabulü mümkün olmayan böylesi bir taslakta, yürütme erkinin nasıl bir yargı erki yaratmak istediÄŸi gün ışığına çıkarılmıştır” denildi. Bu taslağın AB İlerleme Raporu’ndaki eleÅŸtirilerle bile çeliÅŸtiÄŸi savunuldu.
‘BAÄžIMSIZLIK SORUNU’
Yargı bağımsızlığının takipçisi olunacağının belirtildiÄŸi bildirinin sonunda ÅŸu ifadeler dikkat çekti: “Sorgulamak gerekmektedir ki; Tüm bu geliÅŸmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediÄŸini, tarafsızlığı saÄŸlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaÅŸ, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluÅŸturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir. Hedeflenen budur! Ancak unutulmamalıdır ki insanlık tarihi, güdümlü bir yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında baÅŸarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiÅŸtir.”

You must be logged in to post a comment.